SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık müdafiinin 25.01.2016 tarihli eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi sunduğu, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğinin, sanığın 19.11.2015 ile 27.11.2015 tarihleri arasında hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu tarihte duruşmada bildirdiği adresinde usulsüz olarak tebliğ edildiği, eski hale getirme ve temyiz talebi mahiyetindeki dilekçe yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu halde, yerel Mahkemece anılan talebin kabulüne dair verilen 26.01.2016 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve sanığın öğrenme üzerine gerçekleştirdiği temyizinin süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca, 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, eski hale getirme talebinin kabulüne, gerekçeli karar tebliğinin müvekkilinin hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu sırada, tebliğ yapılan adreste aralarında husumet bulunan annesi ile kardeşinin yaşadığına, bu nedenle temyiz hakkını kullanamadığına ve resen belirlenecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
1. Katılanların, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğine bağlı Polis Memurları olarak görev yaptıkları ve kavga ihbarı üzerine olay yerine gittikleri, tarafları ayırmaya çalıştıkları esnada sanığın katılan polis memuru ... D.'nin tabancasını eline almaya çalışması üzerine engellemeye çalıştıklarında katılanlara yönelik "...'dan öteye yer beğenin, hepinizi buradan sürdüreceğim, siz kim oluyorsunuzda bana kelepçe takıyorsunuz, siz y....ğı yediniz, a... koyduğumun çocukları." dediği iddiasıyla sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada sanığın soruşturma aşamasındaki beyanı ile katılanların aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamaları kısmen kabul etmiştir.
3. 18.12.2014 tarihli olay tutanağı dosya içinde mevcuttur.
1. Sanığın yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 16.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.