Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2016 tarihli ve 2016/12090 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında şikâyetçinin kilitlemeden ... etmiş olduğu aracında bulunan cep telefonunu ... vakti çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/501 Esas, 2016/515 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun’un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın suç tarihi olan 27.05.2016 günü saat 15: 30 sıralarında, şikâyetçinin kilitsiz olarak ... etmiş olduğu 07 E.. plaka sayılı aracının içinde vites kolunun yanında bulunan Iphone 4 marka cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığının tüm dosya kapsamı ile ... olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmiş olup, 29.05.2016 tarihli Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı, Takdiri Kıymet Tutanağı, Teslim ve Tesellüm Tutanağı ile şikâyetçinin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

Sanığın adlî sicil kaydına göre suç tarihinden önce kesinleşmiş kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Şikâyetçinin çalınan cep telefonunun maddi değerinin 400,00 TL olduğunu beyan ettiği somut olay bakımından; 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanık hakkında mükerrirliğe esas alınan ilâmda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1. Dosya içerisindeki Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı'na göre; 29.05.2016 günü devriye görevi ifa edilirken durumundan şüphelenilip durdurulan sanığın, elindeki cep telefonunu çaldığı yeri göstermek suretiyle henüz yasal bir müracaatı bulunmayan şikâyetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş,
2. 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle de, hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/501 Esas, 2016/515 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.