Davacı, izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde çalıştığını ve 12.04.2010 tarihinde emekli olduğunu, kanuni haklarının davalı tarafından ödendiği sırada yapılan hesaplamada birikmiş izinlere ilişkin olan ücretin işçinin üyesi bulunduğu Belediye İş Sendikası ile davalılar arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesine aykırı olarak hesapladığını ve izin ücretlerinin eksik ödendiğini, Toplu İş Sözleşmesinin 44. maddesinde ''işveren yıllık ücretli izin hakkını kullanan her işçiye izin dönemine ait ücretini % 55 zamlı ödeyecektir'' düzenlemesi getirildiğini, davalı işveren bünyesinde 2010 yılı sonuna kadar emekli olan işçilerin izin ücretlerinin aynı şartı taşıyan Toplu İş Sözleşmesinin 44/b. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak ödendiği halde davacıya bu düzenlemenin uygulanmadığını belirterek müvekkilinin izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 12.04.2010 tarihinde yaşlılık aylığı almak amacıyla iş sözleşmesini feshettiğini, fesih sebebi ile davacıya 3.540,48 TL yıllık izin ücretinin ödendiğini, taraflar arasında geçerli bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesinde '' hizmet sözleşmesinin sona ermesinde işçinin hak kazanmasına rağmen kullanmadığı yıllık ücretli izne ilişkin ücretin sözleşmesinin sona erme günündeki koşullara göre hesaplanarak ödenir, bildirim süreleri ile yeni iş arama izni ve yıllık izin süresi iç içe giremez ve her biri ayrı ayrı hesaplanır'' düzenlemesinin bulunduğunu, davacının izin ücretinin bu madde uyarınca hesaplanması gerektiğini, 44. maddenin davacı için uygulanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sona erdirildiği, davalı işyerinde 23.03.1991-12.04.2010 tarihleri arasına 6954 gün süre ile çalıştığı, davacının çalıştığı sürece onbeş kez yıllık ücretli izin kullandığı, davacının toplam altmışdört günlük yıllık izin ücreti alacaklısı olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği, davalı işverenin davacının yıllık izin ücreti alacağını taraflar arasında yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmenin 29. maddesi gereğince hesaplayarak davacıya ödediği, davacının ise yıllık izin ücreti alacağının Toplu İş Sözleşme'nin 44/b. bendi gereğince hesaplanması gerektiğini iddia ettiği, taraflar arasında Toplu İş Sözleşmesi'nin yıllık ücretli izinler başlıklı 44/1-b. maddesinde ''işverence yıllık ücretli izin kullanan her işçiye izin dönemine ait ücretinin %55 zamlı verilir'' düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme gözetilerek davacının kullanmadığı belirlenen izinler için yıllık izin ücretinin %55 zamlı olarak davacıya ödenmesinin gerektiği, Toplu İş Sözleşmesi'nin 29. maddesinde bahsi geçen ''hizmet akdinin sona ermesinde işçinin hak kazanmasına rağmen kullanmadığı yıllık ücretli izne ilişkin ücreti sözleşmesinin sona erme günündeki şartlara göre hesaplanarak ödenir'' düzenlemesinin izin ücretinin hesaplanmasını içermediği ve hesaplamanın hesaplama yöntemini düzenleyen 44/1-b. maddesi gereğince yapılması gerektiği değerlendirmesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işçinin çalışma süresi ve iş sözleşmesinin emeklilik ile son bulduğu hususları çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin feshinde hak edildiği halde kullanılmamış yıllık izin ücretlerinin toplu iş sözleşmesinin hangi düzenlemesine göre ödeneceği noktasında toplanmaktadır. Fesih tarihinde yürürlükte olan 01.03.2010-29.02.2012 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesinde, yıllık izin süreleri, iş sözleşmesi yürürlükteyken yıllık iznin uygulanması ve sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti ayrı maddeler halinde düzenlenmiştir. Toplu İş Sözleşmesinin 44/1-b. maddesinde, yıllık ücretli izinler başlığı altında, yıllık izin kullanmakta olan işçiye izin döneminde ödenmesi gereken ücretin % 55 zamlı verileceği belirlenmiş; 29. maddesinde ise iş sözleşmesinin feshinde izin ücreti başlığı altında, fesih tarihinde kullanılmamış yıllık ücretli izne ilişkin ücretin sözleşmesinin sona erme günündeki şartlara göre hesaplanarak ödeneceği düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda, davacının iş sözleşmesini yaşlılık aylığı almak üzere sona erdirdiği sabittir. Davacı tarafından, daha önceki izinlerini talep ettiği, ancak işverence kullandırılmadığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda iş sözleşmesinin feshinde yıllık izin ücretinin ödenmesini düzenleyen Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesindeki hükmün uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece talebin reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.