Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Usul ve yasaya aykırı kararların bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereği cezasında artırım yapılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz istemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan hüküm kurulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Suça sürüklenen çocuğun sokakta karşılaştığı yaşı küçük mağdurenin kolundan tutarak merdiven boşluğuna çekerek götürdüğü olayı gören komşu tanık Ayşegül'ün dışarıya çıkarak müdahale ettiği suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçtığı, şikayet üzerine güvenlik kamera kaydı görüntülerinden tespit edilerek yakalandığı olayda, dosya kapsamında bulunan deliller;
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları,
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan ikrar içeren savunmaları,
Suça sürüklenen çocuk hakkında aldırılan adli raporlar,
Mağdure hakkında aldırılan adli raporlar,
Katılan ifadeleri,
Tanık anlatımları,
Kolluk tutanakları, teşhis tutanaklarından ibarettir.
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde; mağdurenin aşamalarda alınan beyanları ile adli raporları, suça sürüklenen çocuğun ikrar içeren savunması ile adli raporları, katılan ifadeleri, tanık anlatımları, olay tutanakları nazara alındığında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Tebliğnamede bozma isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.