SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın mahkemede savunması alınırken en son bildirdiği adres yerine gerekçeli kararın doğrudan MERNİS adresine gönderildiği bu nedenle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, bir haftalık yasal süreden sonra yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılanların ve şikayetçilerin konutlarına temyiz kapsamı dışındaki suç ortağı ile birlikte hırsızlık amacıyla gündüz vakti kapılarına zarar vermek suretiyle girerek suça konu eşyaları çalması, şikâyetçi.... yönünden teşebbüs etmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.09.2011 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.