... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 23.09.2014 gün ve 280/449 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların birlikte çalışarak ve müvekkilin gerek kardeşleri ve gerek çocuklarının verdiği paraların katılmasıyla davalı adına üç adet taşınmaz satın alındığını ve bu taşınmazlardan biri üzerinede 2002-2004 yılları arasında yine tarafların birlikte katkısı ile iki katlı bir ev inşa edildiğini belirterek bu malvarlığı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 100.000,00 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı asıl ..., davacının hiç bir işte çalışmadığını, katkısını ispat etmek zorunda olduğunu ve dava konusu edilenlerden 7849 parselin babaannesinden kendisine hibe edilmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu iki katlı binanın 01.01.2002 sonrası inşa edilen kısmı yönünden davacı lehine 20.254,41 TL alacağın karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, 7849 parselin evlilik öncesi davalıya hibe yolu ile intikal etmesi, 8 ve 10 parsellerin arsası ve 10 parsel üzerindeki iki katlı binanın 01.01.2002 öncesi inşa edilen kısmı için davacının ev hanımı oluşu ve katkısının bulunduğu hususunun subut bulmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen arsalara ilişkin olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı vekilinin 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir.
Taraflar, 03.02.1971 tarihinde evlenmiş; 25.11.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 08.06.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 8 ve 10 parsel geldisi 676 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 26.11.1999 tarihinde satış suretiyle tapuda davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Mahkemece, katkısını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın 8 ve 10 nolu parseller yönünden reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Dosya içeriği, toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre, davacının gerek ailesinden kalan fındık bahçesinden, gerek başkalarına ait fındık bahçelerinde çalışması karşılığı gelirleri bulunmak suretiyle dava konusu edilen 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların satın alımına katkıda bulunduğu anlaşıldığına göre, davacı kadın lehine TMK 4 ve TBK 50. madde uyarınca, hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilip, talep miktarıda gözetilerek bu oranın iki arsanın tespit edilen dava tarihi itibariyle değerleri ile çarpılması sonucu davacı lehine alacağa hükmedilmesi gerekirken bu konudaki istemin tümden reddi doğru olmamıştır.

Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 346,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.