Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2010/73 Esas, 2012/160 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2016/4222 Esas, 2019/2065 Karar sayılı ilâmıyla;
"13/04/2010 gün ve 2010/48 nolu iddianame anlatımında “14/03/2010 tarihinde ilçemiz sınırları içindeki Karadağ Köyünde, şüpheli ... ile müşteki ... arasında eski bir alacak meselesinden dolayı anlaşmazlık olduğu, şüpheli Sadi' nin suç eşyası defterinin 2010/27 numarasına kayıtlı av tüfeğini alarak müştekilerin oturdukları ev civarına geldiği, burada havaya bir el ateş ettiği, daha sonra silahı müştekilere doğrultarak ''Sizi yaşatmayacağım, sizi öldüreceğim'' şeklinde tehditlerde bulunduğu...” iddia edilmesi karşısında; eylemin yağma ve/veya yağmada “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 5237 sayılı TCK'nin 150/1. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, "
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyan Çan Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2019 tarihli ve 2019/225 Esas, 2019/330 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/560 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suça ilişkin cezanın üst sınırı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren geçmiş olduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. 5271 sayılı Kanun'un 223/9 hükmü gereğince “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” hükmü gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğuna, sürenin dolmadığına,
C. Vesaire,
İlişkindir.
Sanık ile katılan ... aralarında alacak/verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanığın katılanların evinin önünde av tüfeği ile havaya ateş ettiği ve ''sizi yaşatmayacağım, sizi öldüreceğim'' dediği anlaşılmıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2012 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren hüküm tarihine kadar geçmiş olduğu belirlendiğinden, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/560 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.