Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili, 02.04.2019 tarihli tashih kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin tashih kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 02.04.2019 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki hesabında bulunan parasının USD cinsine çevrilmesi talebinin yerine getirilerek vadeli mevduat hesabı açıldığını ve vade sonunda işleyen faizin otomatik olarak mevcut hesaba eklenerek ... vadenin devam ettirildiğinden bir süre hesabı ile ilgili ayrıca bir işlem yapmaya gerek duymadığını, davalı bankanın yazılı veya sözlü hiçbir uyarı veya bildirimde bulunmaksızın 15.05.2012 tarihi itibariyle hesabı kapatarak USD cinsinden olan parayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına açılan hesaptan TMSF'ye devredilen 27.342,34 USD'nin devir tarihinden itibaren işleyecek bir yıl vadeli USD hesaplarına uygulanan mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili bankanın yasa ve yönetmelik gereğince 10 yıl boyunca işlem yapılmayan parayı TMSF'ye devrettiğini, pasif husumet ehliyetinin TMSF'de olduğunu, davacıya 10 yıl süreyle işletilmeyen hesaplarının zamanaşımına uğrayarak TMSF'ye devredildiğinin iadeli taahhütlü mektup ile ihtar olunduğunu, davacıya bankaya başvurması için 1 ay süre verildiğini ayrıca müvekkili bankanın internet sitesinde zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu ve alacaklara dair listenin üç ay süre ile ilan edildiğini, bu hususun da 2012 yılında ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek iki gazetede ilan edildiğini, yapılan işlemlerin yasaya ve yönetmeliğe uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vadeli mevduatı ile ilgili otomatik faiz yenileme talimatı verdiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı ve bu doğrultuda her yıl faizin otomatik olarak yenilendiğinin kayıtlardan anlaşıldığı, davacıya otomatik faiz yenileme talimatının zamanaşımını keseceği hususunda herhangi bir bilgilendirme yapıldığına dair dosyada bir kayıt ve belge bulunmadığı gibi Banka'ca otomatik faiz yenileme talimatına dayalı olarak her yıl yaptığı işlemin ... bir işlem olarak kabulü gerekeceği, aksi halde davacının otomatik faiz yenileme talebinin anlamsız kalacağı, davacının bu talimata güvenerek davalı Bankada vadeli mevduat hesabı açtığı, her faiz yenilemenin ... bir işlem sayılarak zamanaşımı koşullarının oluşmadığı, hizmetin ayıplı verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.342,34 USD'nin devir tarihinden itibaren USD mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, 02.04.2019 tarihli tashih kararı ile gerekçeli kararın hüküm kısmındaki yargılama giderinin 4.112,50 TL, vekalet ücretinin ise 9.055,64 TL olarak tashihine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, 02.04.2019 tarihli tashih kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sebepsiz zenginleşenin de iade talebinin muhatabının da TMSF olduğunu, müvekkili bankanın tüm bu yasal yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, gerekçeli kararda davacının faiz talep tarihi hususunda net bir tarih bildirmediğini, davacı yanın ıslah talebinde bulunmadığını, talep sonucunda faiz başlangıç tarihinin açıkça yazılmamış olduğunu, ancak mahkemece faiz başlangıç tarihinin tam olarak yazılmamasının, yine faiz ile tahsiline yönelik hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı yararına 6,608,50 TL yargılama gideri hüküm altına alınmış ise de avukat portal sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacı adına vekili tarafından yatırılan gider avansının toplam 4.370,00 TL olduğunu, davacı yararına her ne kadar 15.166,08 TL vekalet ücreti hüküm altına alınmış ise de, dava tarihinde 1 doların 2,89 TL olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davacı yararına hüküm altına alınabilecek vekalet ücretinin 9.042,09 TL olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davacı vekili 02.04.2019 tarihli tashih kararı istinaf dilekçesinde özetle; karar tarihindeki USD/TL ... 5,32 TL olup kabul edilen 27.342,34 USD'nin TL'ye çevrilmesi durumunda 145.660,84 TL rakamı üzerinden de AAÜT üzerinden yapılan hesaplamada davacı lehine 14.402,87 TL avukatlık vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri hususundaki kararın da hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davacının otomatik faiz yenileme talimatına dayalı olarak banka tarafından her yıl yapılan işlemin ... bir işlem olarak kabulü gerektiği, bu nedenle zamanaşımı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yargılama sırasında alınan tüm bilirkişi raporlarında otomatik vade yenilenmesinin zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş olduğundan tebligat koşulunun sağlanmadığı hususundaki gerekçeyle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın sonucu itibariyle yerinde olduğu kanaatine varıldığı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden sonra davalı vekili tarafından hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden tavzihinin talep edildiği, dosya üzerinde yapılan inceleme ile hüküm fıkrasının vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlarında düzeltme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden sonra taraflar davet edilmeksizin hükmün tashihine karar verilmesi usule aykırı olmakla birlikte, düzeltilmesi talep edilen hususların yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar kapsamında olmadığından tashih yoluyla düzeltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin 02.04.2019 tarihli tashih kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 02.04.2019 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 27.342,34 USD'nin devir tarihi olan 15.05.2012 tarihinden itibaren USD mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesi olan tebligatın iade gelmesi sonrası araştırma yapılmaması hususunun arasındaki sözleşmeye ve mevduat hükümlerine aykırı olduğunu, davacı lehine dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken karar tarihindeki kur itibari ile yapılan hesaplama ile davacı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı banka hesabında bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle fona devredilmesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ... maddesinin ikinci fıkrası.
2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 62 nci maddesi
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz sebeplerine gelindiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine hükmedilirken dava tarihindeki kur esas alınarak dava değerinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücreti hesaplaması yapılması gerekirken karar tarihindeki kur esas alınarak belirlenen dava değeri üzerinden yapılan hesaplama sonucunda hatalı vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
3.Taraflar arasındaki işlemin her bir vade işlemi nedeni ile yenilenen bir mevduat işlemi niteliğinde olması nedeni ile vade başlangıç tarihi ile zamanaşımı süresinin başlayacağı, son vade tarihi itibari ile de zaman aşımının dolmamış olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesince vade yenilenmesinin zaman aşımını kesmediği gerekçesi doğru olmamakla birlikte taraflar arasındaki ilişkinin her bir vade tarihi itibari ile bağımsız bir işlem olarak değerlendirilmesi gerektiğinde zamanaşımının da vade tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı gerçeği karşısında usulsüz tebligatın davacı alacağının varlığına gerekçe görülmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlıklaın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının değişik bu gerekçe ile düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının (6) ncı paragrafında yer ... “ 14.386,89 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “11.072,52 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.