Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, yüklenici olan davalı ...‘nın, arsa maliki diğer davalı ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca yükleniciye isabet eden 3 ve 4 nolu daireyi 8.9.1989 tarihli sözleşme ile yükleniciden satın alıp bedelini ödediğini, davalı arsa malikinin yüklenici aleyhine açtığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptal tescil davası sonunda, arsa maliki lehine çıkan ve kesinleşen mahkeme kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptal edildiğini, davalı yüklenicinin edimini yerine getiremediğinden satın aldığı dairelerin rayiç değerlerinin tespit edilerek, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL'nin faizi ile davalılardan tahsilini istemiş; birleşen dosya davacısı ise yine aynı yüklenici davalı ...'dan bir adet bağımsız bölüm satın aldığını ve bedelini ödediğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali ile davalı yüklenicinin edimini yerine getiremediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000 TL'nin davalı ...'dan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine asıl dava yönünden; davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile toplam 26.507,71 TL alacağın 30/12/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile toplam 15.939,61 TL alacağın 30/12/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl ve birleşen davada davacılar, yüklenici davalı ...‘nın, arsa maliki ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca yükleniciye isabet eden dairelerden satın alıp bedelini ödedikleri halde, arsa malikinin yüklenici ve kendileri aleyhine açtığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptal tescil davası sonunda, arsa maliki lehine çıkan ve kesinleşen mahkeme kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve tapularının iptal edildiğini ileri sürerek dairelerin rayiç değerlerinin tahsilini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, Dairemizin 2012/28500-2013/9524 E. ve K. sayılı ilamı ile ifanın imkansız hale geldiği tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarih itibariyle, taşınmazın rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile belirlenen bedele hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacılar ıslah ile tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi olan 30.10.2000 tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece her ne kadar ıslah doğrultusunda karar verilmiş ise de; 4.2.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ıslah doğrultusunda karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci ve ikinci bendinde yer alan “30/12/2000” tarihinin hükümden çıkarılarak yerine “dava” sözcüğünün yazılmasına, kararın değiştirilen ve düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 737,05 TL harcın istek halinde iadesine, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.