Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.02.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalılar vekilleri Avukat ... ve ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirkette evrak işlerini takip eden bir işçi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin bir soruşturma nedeniyle tutuklandığı bir dönemde davacı şirketin bankacılık işlerinin takip edilmesi bakımından davalıya verdiği boş ve imzalı A4 kağıdının üzerine sonradan kambiyo senedine ilişkin metni ekleyerek davacı şirket hakkında icra takibi başlattığını, davacının şikayeti üzerine davalının kollukta verdiği ifadesinde senedin teminat olarak verildiğini beyan ettiğini, bu beyanın dahi davacı şirketin davalıya borçlu olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürerek, davacının bahsedilen bono ve icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerçekte sahibi olmasına rağmen kağıt üstünde davalı adına kayıtlı görülen ve davacının talimatları ile yönetilen dava dışı Bildik Petrol Ltd. Şti.'nin vergi borcu ile 3 üncü kişilere olan borçlarının davacı tarafından ödenmesi hususunda tarafların anlaştığını ve bu borcun ödenmemesi halinde takibe konulmak üzere davacının davalıya davaya konu bonoyu verdiğini, bahsedilen borçlar davacı tarafından ödenmediği gibi dava dışı Bildik Petrol Ltd. Şti.'nin içinin boşaltılması nedeniyle dava konusu bononun takibe konulduğunu, sahtelik iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davalı tarafın yargılamanın hiçbir safhasında vergi borcunun kendisi tarafından ödendiğini savunmadığı, tersine ödemelerin davacı tarafından yapıldığını beyan ettiği, hatta bu gerekçeyle davacı tarafından ödendiğini iddia edilen meblağı senet bedelinden mahsup ederek, takibi 3.850.000,00 TL üzerinden başlattığı, senedin davalının şirket müdürü sıfatıyla ödemek zorunda kalabileceği vergi borcunun teminatı olmak üzere ihdas edildiği ve davalı tarafın takip tarihi itibariyle kendisi tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığını beyan ettiği gerekçesi ile takibe koyulan 3.850.000,00 TL’nin tamamının mevsimsiz olarak takibe konulduğunun kabulü ile davanın kabulüne davacının Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/349 E. (Eski: 2011/7601 Esas) sayılı takip dosyasında takibi dayanak 3.850.000,00 TL bedelli senet nedeniyle takip tarihi itibariyle davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu senet ile ilgili olarak imza inkarında bulunulduğunu ve fakat açılan davadan davacı tarafça vazgeçildiğini, yine müvekkili hakkında açılan ceza davalarının beraat ile sonuçlandığını, dava dışı şirket belgelerinin incelenmediğini, yargılamanın eksik inceleme ile neticelendirildiğini, senedin teminat senedi olmadığını, müvekkilinin sadece davacı talimatlarını yerine getirdiğini vergi borçlarını yapılandırdığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci maddesi.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeple
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.