DAVALILILAR: 1. ... vekili Avukat ...
2. ...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av....... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı . Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı aleyhine... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/398 E, 2021/399 E, 2021/2940 E ve 2021/2855 K sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulü düşük bedel ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu taşınmazı hiçbir kötü niyet içermeden, davalı borçlunun ekonomik durumuna ilişkin herhangi bir bilgisi olmadan gerçek bedeli üzerinden satın aldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemenin 05.07.2022 gün, 2022/41 E- 2022/415 K sayılı ilamı ile; dava konusu gayrımenkulün kredi çekilerek satın alındığının anlaşılması, gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedeli dikkate alındığında misli aşan bedel farkının bulunduğunun ve davalıların birbirlerini tanıdığının da ispat edilememesi gerekçesiyle göre davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlunun 32 adet gayrımenkulünü devrettiğini, diğer gayrımenkuller yönünden tefrik kararı verildiğini, davalılar arasında organik bağ olduğunu, banka aracı kılınmak suretiyle kredi çekilerek ödeme yapılmasının da mal kaçırma amacı ile yapıldığını beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir.
Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu gayrımenkulün Halk Bankasından kredi çekilerek satın alındığının anlaşılmasına, tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark olmamasına, davalılar arasında organik bağ olduğunun dosya kapsamından anlaşılmamasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.