Sanık müdafiinin temyizinin nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde düzenlenen 17.05.2016 tarihli ve 2016/43905 Soruşturma No.lu, 2016/18057 Esas, 2016/2115 No.lu iddianame ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019
tarihli ve 2016/281 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/2064 Esas, 2020/1449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.06.2022 tarihli ve 2020/106235 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi

1. Olayın oluş şekli ve deliller hatalı değerlendirilerek sanık aleyhine yorumlandığına,

2. Sanığın engelli olması nedeniyle isnat edilen eylemleri gerçekleştirmesinin mümkün olmadığına,

3. Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına,

4. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın olay günü akşam saat 18.00 sıralarında müştekinin aracının yanına gelerek mağduru yumruklamaya başladığı, ardından mağduru araçtan indirdiği, araca binerek aracı hareket ettirdiği, mağdurun camdan araç içerisine uzanarak el frenini çektiği, ancak sanığın aracı sürmeye devam ettiği, ayakları arabanın dışında vücudunun geri kalan kısmı araç içerisinde kalan mağduru da yaklaşık 100 metre sürüklediği, daha sonra aracın park halinde duran başka bir araca çarparak durmak suretiyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır

2. Mağdurun olay nedeniyle yaşam fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde yaralandığına dair 21.04.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu dosya içerisinde yer almaktadır.

3. Sanığın isnat edilen suçlar yönünden ceza sorumluluğunun tam olduğuna dair Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.04.2018 tarihli ve 2120 sayılı rapor ile sanığın sağ koluyla yumruk atmasının beklenmediği ancak sol koluyla yumruk atabileceğine dair Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.01.2019 tarihli ve 1411 sayılı rapor dosya içerisinde yer almaktadır.

4. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine yönelik mağdur ve tanık beyanları ile olay yakalama tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

5. Suçun işlendiği yerdeki güneşin doğuş ve batışına yönelik çizelge dosya içerisinde yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur beyanı, olay yakalama ve olay yeri inceleme tutanağı, tanık anlatımları, Adli Tıp Kurumu Raporu karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/2064 Esas, 2020/1449 Karar sayılı kararı sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.