DAVADA DAVACI: ...
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN

DAVADA DAVALI: ...

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl davada davacı, mirasbırakan babaları ...'nun, 11 ada 15 parsel sayılı taşınmazını dava dışı ...'a 20.02.1989 tarihinde onun da davalı oğluna 22.10.1990 tarihli satış aktiyle temlik ettiğini ancak yapılan temliklerin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal isteminde bulunmuş, birleşen davada çekişme konusu taşınmazla ilgili olarak payı oranında tescil kararı verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu,davacı tarafından aynı konuda açılan davanın feragat nedeniyle reddedildiğini, taşınmazı muristen değil 3. kişiden bedelini ödemek suretiyle satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece, “ Hal böyle olunca, tescil davası açmak üzere davacıya süre verilmesi, açılması halinde birleştirilmesi (birleştirilen davada; pay oranında mı yoksa tüm mirasçılar adına mı tescil isteğinde bulunulduğunun açıklığa kavuşturulması, tüm mirasçılar adına tescil istenmiş ise, Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi,) ondan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi kesin hüküm itirazı ile ilgili olarak inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir. Kabule göre de, mirasçıların miras payları oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, TMK'nun 28. maddesi hükmü uyarınca ölümle kişiliği son bulan muris Hasan adına tescil kararı verilmiş olması da isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakeleri Kanunu’nun 303/3. ve 4.fıkraları gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığından davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıdan alınmasına, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.