TCK'nın 89/1, 89/3-b, 52/1-2 ve 5275 sayılı yasanın 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’nin idaresindeki otomobille yerleşim yeri içinde, iki yönlü, bölünmemiş, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, seyir istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıya geçmek isteyen katılan ...’a çarpması şeklinde meydana gelen ve katılan ...’un nitelikli şekilde yaralanması ile neticelenen olayda;
1) Mahkemenin, sanığın kusur durumuna ilişkin takdirinde ve buna bağlı olarak sanık hakkında tayin ettiği ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden; tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmayarak, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın cezanın ertelenmemesine, ek bilirkişi raporu alınmamasına; katılanlar vekilinin kusur tayinine, ceza miktarına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.