...
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine
Taraflar arasındaki 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) 11 inci maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen kısmına ilişkin orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısmına ilişkin 6292 ... Kanun çalışmasına yönelik davanın ve 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın ayrı ayrı reddine, dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda D ile gösterilen kısmına ilişkin 6292 ... Kanun çalışmasına yönelik davanın kabulüne, yapılan 6292 ... Kanun çalışmasının iptaline, 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli (duruşma istemi değerden ret) temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 1939 yılında 3116 ... Orman Kanunu'na (3116 ... Kanun) göre yapılmış Orman kadastrosu, 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1987 yılında yapılmış 2/B ve aplikasyon çalışması ile 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesinin Mülga 10 uncu fıkrası çalışmaları vardır.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...’ın murisi ...,... tarafından ... ili ... Mahallesi, 448 ve 449 parselin kuzey doğusunda kalan alanın, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/b maddesi vasfında olduğunu, yapılan kadastro işleminin kesinleşme tarihinin 01.01.2016 tarihi olduğunu, ... Mahallesi ... gölü mevkiisinde 258 nolu bölmede bulunan ev ve müştemilatınn orman sayılmayan alan üzerinde bulunduğunu, bu konuda müvekkillerinin murisinin yargılandığını ve beraat ettiğini, davaya konu yerin çizim krokisinde 280 ve 281 O.S noktalarını oluşturan hattın sağ tarafında orman sayılmayan yerde kaldığını, esas orman sınırının 2000/105 ... dosyadaki değerler olduğunu, bu değerlerde de ev ve müştemilatının orman sınırları dışında kaldığının tespit edildiğini, müvekkillerinin murisinden kalan 25*23=575 m2 lik alanın hatalı ölçüm sonucu 6292 ... Kanun uyarınca orman dışı sayılması gerekirken orman içinde bırakıldığını, bu davanın 3402 ... Kadastro Kanunu'nu (3402 ... Kanun) 5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 ... Kanun) ile ek 4 üncü maddesine göre kesinleşen 2/B sahasında oması gerekirken hatalı yapılan bu kadastro sınır işlemi nedeni ile orman içinde kalması nedeni ile bunun düzeltilmesi gerektiğini, yapılan tespite yapmış oldukları itirazlarının kabulü ile, 2B sınır işleminin düzeltilerek müvekkillerinin adının zilyetlik hanesine yazılmasına ve müvekkilleri adına tescile karar verilmesini istemiştir.
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; ... Mahallesinde ilk orman tahdinin 1939 yılında 7 nolu kadastro komsiyonu tarafından 3116 ... Kanun uyarınca yapıldığını ve kesinleştiğini, 3116 ... Kanun'un uygulaması neticesinde 448 ve 449 parsel ... taşınmazların kuzey doğusunda bulunan taşınmazın bulunduğu yerin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, ... Mahallesinde 6831 ... Kanun’un 3302 ... Kanunla değişik 2/b madde uygulamasının 23.12.1998 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 3302 ... kanun uygulamasına göre 448 ve 449 parsel ... taşınmazın konumunda herhangi bir değişiklik olmadığını, ... İlçesi, ... Mahallesinde 6292 ... Kanun’un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası gereğince düzeltme çalışmalarının 04.01.2016 tarihlerinde ilan edilerek kesinleştiğini, 6292 ... Kanun uygulaması neticesinde 448 ve 449 parsel ... taşınmazların kuzey doğusunda dava konusu taşınmazın OS 281, OS 282 hattının gidiş yönüne göre sol tarafında kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili, yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2017 tarihli ve 2015/64 Esas, 2017/98 Karar ... ilamı ile "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısma ilişkin orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısma ilişkin 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2017 tarihli ve 2015/64 Esas, 2017/98 Karar ... kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 24.10.2018 tarihli ve 2018/971 Esas, 2018/1673 Karar ... kararı ile "İlk derece mahkemesince gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığı, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2000/105 Esas ve 2003/84 Esas ... dosyalarının, yörede yapılan orman tahdidine ilişkin tüm tutanak ve haritaların dosya arasına alınarak üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın 6292 ... Yasanın 11. maddesine göre yapılan teknik hataların düzeltilmesi işleminde konumunun değişip değişmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen kısmına ilişkin orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda A ile gösterilen kısmına ilişkin 6292 ... Kanun çalışmasına yönelik davanın ve 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın ayrı ayrı reddine, dava konusu taşınmazın 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda D ile gösterilen kısmına ilişkin 6292 ... Kanun çalışmasına yönelik davanın kabulüne, yapılan 6292 ... Kanun çalışmasının iptaline, 2B vasfıyla adına tespit edilmesine yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı, davacılar vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemenin gerekçeli kararında "C ve A harfi ile belirtilen alanların zilyetliklerinin 40 yılı aşkın bir süredir müvekkillerinin kök murisleri ve müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, ayrıca bu alanların orman vasfını kaybetmiş alanlar olduklarını, dosya münderacıtında bulunan Bilirkişi raporunun 12. Sayfasında yer alan krokide de görüleceği üzere, KK2-KK12-KK10-KK9-KK13-KK23 nolu noktalarla çevrili... C harfi ile gösterilen 386,82 m2 yüzölçümündeki yerin orman sınır hattının dışında orman sayılmayan yer olduğu" şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, arz edilen nedenlerle yerel mahkemece verilen gerekçeli kararının hüküm kısmındaki 1 ve 2 numaralı kararının kaldırılarak müvekkilleri lehine yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kısmen reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kalması gerekirken bir kısım taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini, zamanaşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya cevap dilekçelerinde sunulan beyanlarını tekrar etiklerini, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası gereğince yapılan düzeltme çalışmalarının 04.01.2016 tarihinde yapıldığını ve kesinleştiğini, ... Mahallesi 449 parsel ... taşınmazın kuzeydoğusunda, 281-282 nolu OS, noktalarını birleştiren hattın gidiş yönüne göre sol tarafında bulunan dava konusu yerin tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde sayılan alanda kaldığını, bu sebeple verilen kabul kararlarının reddi gerektiğini, istinaf incelemesi neticesinde davanın kabulüne dair kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, 6292 ... Kanun'un 11/10. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işleminde, O.S 80 ila O.S 75/C noktalarının aplikasyonunda bir hata bulunmadığı, 3116 ... Kanuna göre oluşturulan orman tahdit sınırı ile 3302 ve 6292 ... Kanunlara göre oluşturulan tahdit sınırının bire bir örtüştüğü ve bir hata bulunmadığının rapor edildiği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalmasına rağmen, eski tarihli hava fotoğraflarında orman olmadığından bahisle bu kısma ilişkin yapılan çalışmanın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak 6100 ... HMK'nin 353/1-b.2 maddesi gereğince, yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığı, delillerin toplandığı ancak mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığının anlaşıldığı, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme dosyasından alınan "17.07.2019 düzenleme tarihli bilirkişi raporunun 12 nci sayfasında yer alan krokiden de görüleceği üzere, KK2-KK12-KK10-KK9-KK13-KK23 nolu noktalarla çevrili D harfi ile gösterilen 1.750,91 m2 yüzölçümündeki yerin orman sayılmayan yer olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, C harfi ile gösterilen 386,82 m2 yüzölçümündeki yerin orman sınır hattının dışında orman sayılmayan yer olduğu" şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, bu tespitlerin 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrasına göre dava konusu yerler ile ilgili yapılan dava konusu kadastro kapsamında yapılan sınır tespiti işleminin hatalı yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, dava dosyasından alınan bilirkişi raporuyla; D harfi ile gösterilen 1.750,91 m2 yer ve C harfi ile gösterilen 386,82 m2 yüzölçümündeki yerlerin orman olmadığı ve orman sınırları içinde kalmadığı tespit edildiğinden dolayı ve Bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 1.750,91 m2 yer ve C harfi ile gösterilen 386,82 m2 yüzölçümündeki yerlerin, dava dosyası kaspsamında mahkemece dinlenen tanık beyanları ve diğer delillerle de ispatlandığı üzere, çok uzun yıllardan beri müvekkillerinin kök murislerinin, müvekkillerinin kök murislerinin vefatından sonra da müvekkillerinin zilyetliğinde olduğundan dolayı bu yerlere ilişkin Devlet ormanı olarak sınırlandırılmasının mahkemece iptal edilmesi, bu her iki yerin orman sınır hattının dışında orman sayılmayan yer olduğuna hükmedilmesi, D harfi ile gösterilen 1750,91 m2 yer ve C harfi ile gösterilen 386,82 m2 lik yerin tapusunun zilyetlik hanesine müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunun yazılmasına ve müvekkilleri adına tesciline hükmedilmesi gerekirken İstinaf mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Orman mühendisi, harita-kadastro mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin hazırlayıp mahkemeye sunmuş olduğu Bilirkişi raporundaki C ve A harfi ile belirtilen alanların zilyetliklerinin de 40 yılı aşkın bir süredir müvekkillerinin kök murisleri ve müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, ayrıca bu alanların orman vasfını kaybetmiş alanlar olduğunu, bu nedenle, istinaf mahkemesi tarafından verilen kararın bozularak bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 386,82 m2 lik alanın, tapuda müvekkilleri adına zilyetlik hanesine yazılmasına ve müvekkilleri adına tapuda tesciline karar verilmesini, bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 1.750,91 m2 lik alanın, tapuda müvekkilleri adına zilyetlik hanesine yazılmasına ve müvekkilleri adına tapuda tesciline karar verilmesini, arz ve izah edilen temyiz sebeplerinden ve daire tarafından re'sen tespit edilecek nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 13.11.2020 tarihli ve 2019/2812 Esas, 2020/2153 Karar ... kararının usul ve esas bakımından bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, 6292 ... Kanun'un 11/10 uncu maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine karşı açılan itiraz davasıdır.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3116 ... Kanun, 6292 Kanun'un 11/10 uncu maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.