Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/413 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; tayin olunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılamayacağının gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanığın temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Suç tarihinde ihbar üzerine sanığın yakalandığı yapılan üst aramasında üzerinde sanık ... adına sanık olarak düzenlenmiş Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Kartı ile sanığın fotoğrafının yer aldığı katılan ...'ın kimlik bilgilerini taşıyan sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesinin bulunduğu, iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmasında; suça konu sahte sürücü belgesini ve personel kartını para karşılığında yaptırdığını beyan ederek suçlamaları kabul etmiştir.

3. Kriminal rapor ile, suça konu belgelerin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.

4. Mahkemece suça konu sahte sürücü belgesi ve personel kartı 24.12.2015 tarihli duruşmada incelenmiş ve aldatma niteliğinin olduğu yönünde tespit yapılmıştır.

5. Suça konu sahte sürücü belgesinin ve personel kartının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

6. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren sanığın alt sınırdan cezalandırılmasına, zincirleme suç hükümleri ve takdiri indirim uygulanarak mahkûmiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.

1. Suça konu belgelerinin farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi nedeniyle eylemin tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve belge sayısı ile sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

2. İddianamede 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine yer verilmediği 29.05.2015 tarihli duruşmada aynı maddenin uygulanması ihtimali karşısında ek savunma verilmek üzere sanığa talimat yazıldığı ancak sanığın duruşmada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine yönelik savunmasının alınmadığı gözetilmeden ve sanığa ek savunma verilmeden 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesinin birinci ve ikinci maddesine aykırı olacak şekilde belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuş,
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/413 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Cumhuriyet savcısının temyizinin lehe olduğu gözetilerek CMK'nin 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.