SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 17.08.2000 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 21.01.2016 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Dosya kapsamına göre; daha önce hapis cezasına mâhkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı kanun maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3. Nüfus kaydına göre, 17.08.2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmamış olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 03.03.2016 tarihli duruşmaya "kapalı" olarak başlandığı belirtilmesine karşın, duruşma bitirilirken "açık" yargılamaya son verildiği yazılmak suretiyle çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.