Davanın reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği diğer temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda adı ve sayısı belirtilen mahkemenin kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan açılan kamu davasında; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir.

Katılanın temyiz isteği; davanın mükerrer olmadığı, diğer davanın başka bir olaya ilişkin olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı ve hükmün bozulmasına yönelik olduğuna ilişkindir.

Sanık hakkında kötü muamele suçundan kamu davası açılmış ise de, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın aynı şikayetleri nedeni ile Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığın 15.04.2015 tarihli 2015/3905 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, incelemeye konu davanın mükerrer olduğu gerekçesiyle Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın, 05.09.2015 tarihinde evi terk edip çocuğun bakımına ve evin geçimine ilişkin masrafları karşılamadığı gerekçesiyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.09.2015 tarihinde inceleme konusu dosyaya ilişkin iddianamenin düzenlendiği, mükerrer kabul edilen aynı Başsavcılığın diğer soruşturma dosyasındaki iddianame tarihinin ise 15.04.2015 olduğu, suç tarihinin 31.03.2015 olduğu, hukuki kesintiyi oluşturan 15.04.2015 tarihli iddianame düzenlendikten sonra inceleme konusu davadaki suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında; davanın mükerrer olmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Nedeniyle, karar hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.