SAYISI: 2021/267 Esas- 2021/806 Karar
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay kararının düzeltilmesi davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesince kararın düzeltilmesine, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.08.2014 tarihinde davalı ... şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı bulunan, davalılardan ...'ın maliki bulunduğu ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki aracın davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu bisiklete çarpmak sonucu davacıların desteğinin ölümüne sebep olduğunu, trafik kazasında hayatını kaybeden çocuklarının desteğinden yoksun kalan müvekkilleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00'er TL'den 200,00 TL maddi tazminat ile müvekkillerinden her biri için 25.000,00'er TL (sigorta şirketi dışında) olmak üzere toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınmasına, hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemenin 02.05.2016 tarihli ve 2014/551 Esas-2016/392 Karar sayılı kararıyla; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunda davalı sürücü ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa bisiklet sürücüsü Mehmet Zengin'in ise % 80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, sigorta teminatının kişi başı 268.000,00 TL olduğu, manevi tazminat talebi yönüyle de 50.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan karşılanması gerektiği gerekçesiyle ıslah edilen davanın kabulü ile 200,00 TL'nin 15.09.2014 tarihinden itibaren, 111.313,03 TL'nin ise ıslah tarihi olan 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... firmasından alınarak davacılara verilmesine, (sigorta firmasının poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) manevi tazminat yönüyle 50.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2016/14517 Esas, 2019/6016 Karar sayılı ve 14.05.2019 tarihli kararı ile; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bilirkişi raporunda pay dağılımının daire uygulamasına uygun olmadığı, aktüer bilirkişiden daire pay oranları dikkate alınarak ayrıntılı ek rapor aldırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairenin bozma kararı üzerine davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2020/127 Esas 2021/1635 Karar sayılı 18.02.2021 tarihli kararı ile; desteğin bisiklette yolcu olup kaza tespit tutanağına göre kask (koruyucu ekipman) takılmadığının tespit edildiği, kaza sonrası tıbbi belgelerde ölüm nedeninin künt kafa ve genel beden travması sonucu vefat ettiğinin anlaşıldığı, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak tazminatın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün açıklanan nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan aktüer ek raporu ile müteveffanın gelirinin dosya kapsamına göre asgari ücret olduğu kabul edilerek, %100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama ile davacı Anne ... için 145.896,61 TL, davacı Baba ... için 121.674,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, %20 müterafik kusur neticesinde davacı ... yönünden 145.896,61 TL x 20/100 = 116.717,28 TL, davacı ... yönünden 121.674,61 TL x 20/100 =97.339,68 TL olmak üzere toplam 214.056,98 TL olarak hesaplandığı ilk hükmün yalnızca davalı ... tarafından temyiz edildiği, diğer davalıların temyizinin olmadığı, ilk hükmün korunduğu, gerekçesiyle davalılar ... ve ...'a karşı açılan manevi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... açısından açılan davanın kabulü ile davalı ... şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 100,00 TL 'sinin dava açılış tarihi olan 17.04.2014 tarihinden bakiye kalan, 45.772,71 TL'sinin ıslah tarihi olan 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 45.872,71 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ... açısından açılan davanın kabulü ile davalı ... şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 100,00 TL 'sinin dava açılış tarihi olan 17.04.2014 tarihinden, bakiye kalan 65.540,32 TL'sinin ıslah tarihi olan 21.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplamda 65.640,32 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türkiye (Güneş) Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre; sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %20 kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumlu olduğu miktarın sigortalısının kusuru oranında olduğunu, sigortalının kusuru olan %20 oranında hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen nihai tazminat tutarı toplam 214.056,98 TL olarak hesaplanmasına rağmen, mahkeme tarafından ilk ıslah tarihi gözetilerek, taleple bağlılık ilkesi gereğince nihai tazminat tutarı toplam 111.313,03 TL olarak hükmedildiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan hesaplamaya göre 111.313,03 TL tazminat tutarının %20 kusur oranı dikkate alınarak müvekkil sigorta şirketi yönünden hesaplama yapılması gerekirken müvekkil şirketin tüm tazminat tutarından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmaması göre davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemenin bozma öncesi kararının davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemi üzerine hükme esas alınan 17.02.2016 tarihli kök raporunda pay dağılımı Dairenin uygulamasına uygun olmadığı gerekçesi ile davalı lehine bozulmuştur. Bozma kapsamında Mahkemece yapılan yargılamada alınan 23.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda bozma uyarınca hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmeden güncel asgari ücret verileri ile hesaplama yapılmıştır.
Oysa sadece davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili lehine ilk hükmün bozulduğu, bozma kapsamında belirtilen yön dışında 17.02.2016 tarihli kök rapordaki veriler yönünden (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporunun hükme esas alınması doğru değildir.
Şu hâlde; bozma sonrası alınan ek rapordaki güncel asgari ücret hatalı olup bozma ilamı öncesinde ilk hükme esas alınan 17.02.2016 tarihindeki veriler esas alınarak bozma ilamında belirtildiği şekilde pay oranlarına göre ek rapor alındıktan sonra karar düzeltme ilamında işaret edildiği şekilde %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.