İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/806 Esas, 2018/830 sayılı kararı ile; sanık hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/252 Esas, 2020/101 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi;
1. İlk derece mahkemesi kararının özensiz yazılarak başvurulacak kanun yolunun yanlış gösterildiğine,
2. Sanığın eşi olan F.Ş.B.'un, evde açık bulunan bilgisayarı kullanarak sanığa ait olan Facebook hesabından akrabası olan YPG mensubunun cenaze, taziye, anma gibi haber ve fotoğraflarını paylaştığını, sanığın eşine karşı açtığı boşanma dava dilekçesinde de bu hususun belirtildiğine,
3. Sanığın eşinin tanık olarak dinlenilmeden karar verildiğine,
4. Facebook hesabının kimin tarafından kullanıldığına ilişkin araştırma yapılmadan karar verildiğine,
5. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
6. Sair nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;
Kamu görevlisi olup hakkında başka bir tahkikat bulunmayan sanığın, kendisine ait olan "Facebook" hesabından yapılan paylaşımların, suç tarihinde birlikte yaşadıkları eşi F.Ş.B. tarafından yapıldığını savunması, aralarında görülen boşanma davasının hüküm tarihi itibariyle derdest bulunması, halen yurt dışında olması sebebiyle dinlenemeyen F.Ş.B. hakkında propagandası yapılan örgütle irtibatı nedeniyle ceza soruşturması olması ve örgüt mensubu iken öldürülen ...B.'nin kardeşi ile ilgili olarak yapılan paylaşımda "kardeşim" ifadesinin kullanılması gibi olgular birlikte değerlendirildiğinde, savunması kısmen teyid olunan sanığın, "in dubio pro reo/ şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince ispat edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetine hükmolunması,
Hukuka aykırıdır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/252 Esas, 2020/101 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.