HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/346 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan (5464 sayılı Kanun'a aykırılık ve sahte fatura düzenleme suçundan açılan davalarda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44 üncü maddesi uyarınca) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43,62,53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 13'er ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıkların tefecilik suçunu işledikleri sabit olmasına rağmen beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık ... Bakar'ın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna,

3. Sanık ...'un temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.

Hatay Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının rapor değerlendirme komisyon mütalaası, vergi suçu raporu, vergi tekniği raporu ve tüm dosya içeriğine göre, atılı suçlar yönünden suç tarihinin 31.12.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

a. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

b. Suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/346 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.