B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanıklar hakkında İstanbul 36.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli kararıyla basit dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir.

2. Katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi'nin 02.06.2020 tarihli kararıyla eylemin sübut halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin (h) bendi kapsamında düzenlenen tacirini şirket yöneticisi veyahut yetkilisinin ticari faaliyetleri dahilinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin toplanıp, takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

3. İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli 2020/295 esas, 2021/564 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin h bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanıkların müdafilerinin temyiz talebi; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine, sanıkların suçları işleme kasıtlarının olmadığına ilişkindir.

1. Katılan ...'ın sinema yapımcılığı, sinema ürünleri temini ve dağıtımı, dublaj ve pazarlamasını yapan Taylan Filmcilik Reklamcılık şirketi yetkilisi olduğu, sanıklardan Volkan'ın İzmit ilinde faaliyet yürüten... isimli firmanın, sanık ...’in ise İzmedya şirketi yetkilisi olduğu, sanıkların iştirak iradesi içinde katılanla iletişime geçip White Collar,The Event,Trauma,Flash Point,The Borges ve House M.D. isimli yabancı dizilerin bir kısım bölümlerinin yayın haklarının ellerinde bulunduğunu belirterek katılana ait şirkete satmak istedikleri yapılan görüşmeler sonunda 09.03.2012 tarihli sözleşmeler ile yayın haklarının katılana verildiği, katılanın bunun karşılığında 228.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu dizilerin yayın haklarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan başka bir firmaya pazarladığı, ancak KKTC 'deki alıcı firmanın yayına başlaması akabinde ABD'de bulunan gerçek hak sahibi yayıncı firmaların durumdan haberdar olarak dizilerin yayın haklarının sanıkların hak sahibiyiz dedikleri Blue Pictures OOD ve Closed Captioned Version HDV isimli şirketlere verilmediğini hatta böyle şirketlerin gerçekte var olmadığını bildirmeleri üzerine sanıkların, şirketleri adına yayın hakkı sahibi olmadıkları dizileri katılana ait şirkete sattıkları, bu yolla özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanıklar davaya konu şirketlerin yetkililerinin kendileri olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemişler, kendilerinin de dolandırıldığını beyan etmişlerdir.

3. Sanıkların katılanla aralarında gerçekleştirdikleri 09.03.2012 tarihli film satış sözlemeleri asılları dosya arasındadır.

4. İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi 2012/152 Esas sayılı dosyası gerekçeli kararı dosya arasındadır.

5. Sanıklara katılan tarafından film bedelleri olarak ödenen meblağları gösterir faturalar dosya arasındadır.

6. Sanık ... tarafından Haber 262 kaşesi ile katılana çekilen 19.09.2012 tarihli Kocaeli 4.Noterliği ihtarnamesi dosya arasındadır.

7. ABD ilgili şirketleri ile yapılan yazışmalar 05.02.2013 tarihli cevabi yazı içeriğinden Neurocorp, Blue Pictures Ood ve Novel Tecnology Llc isimli şirketlerin bulunmadığı bildirilmiş, dosya arasına alınmıştır.

8. Sanıklar müdafii Neurocorp, Blue Pictures Ood ve Novel Tecnology Llc şirketlerine sanıklar tarafından henüz bir ödeme yapılmadan durumun ortaya çıktığını, bu sebeple aralarındaki ödemeye dair belge bulunmadığını yazılı olarak bildirmiştir.

9. Mahkeme sanıkların atılı suçları işlediklerinin kabulü ile mahkumiyetlerine karar vermiştir.

Sanıkların katılan şirket ile İzmedya ve Haber 262 şirketleri adına ve bu şirketlerin kaşelerinin kullanılması suretiyle dizi yayın sözleşmeleri imzalamış olmaları karşısında, Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde tacir ve şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunun düzenlediği, suçun oluşabilmesi için, failin tacir veya bir şirketin yöneticisi ya da şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği gibi gerçekte var olmayan bir şirket adına hareketle menfaat sağlanması durumunda eylemin basit dolandırıcılık kapsamında kalacağı özel belgede sahtecilik suçu yönünden ise, gerçekte var olan ve yetkilisi oldukları bir şirketin adına hareket ederek içeriği sahte şekilde belge düzenlenmiş olmasının özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı dikkate alınarak İzmedya ve Haber 262 şirketlerinin gerçekte olup olmadığına, gerçekte var ise sanıkların bu şirketler adına hareket etme yetkilerinin olup olmadığına dair dosyada belgenin bulunmaması, bu hususta bir araştırma yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, bu şirketlerin gerçekte var olup olmadıklarının araştırılması ve ayrıca sanıkların kastının tespiti bakımından, katılanın film ve dizilerin yayın haklarını verdiği Doruk şirketi aracılığı ile Kıbrıs ülkesi kanalında bu dizi ve filmlerin sanıkların katılana ilgili diziler hususunda sorun olduğu yönündeki noter ihbarı öncesinde mi sonrasında mı yayınlandığının araştırılması ve sonrasında sanıklarının eylemlerinin tasnifi ve vasıflandırılması gerekirken eksik araştırma ile hükümlerin kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli 2020/295 esas, 2021/564 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.