Kısmen kabul
Madencilik Taş Ocağı İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş. vekili,
Davalı ... vekili,
Davacılar vekili, Davalı ... vekili
Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar... İnş. Taah. Nak. Peyzaj Temizlik Petrol Asfalt Madencilik Taş Ocağı İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş., ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar... İnş. Taah. Nak. Peyzaj Temizlik Petrol Asfalt Madencilik Taş Ocağı İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş., ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalılar... İnş. Taah. Nak. Peyzaj Temizlik Petrol Asfalt Madencilik Taş Ocağı İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş., ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacılar murisinin 17.08.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1.Davalı... İnş. .. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, meydana gelen olayda müteveffa ve araç sürücüsünün ortak kusuru olduğunu, iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kazanın çalışma mahalli dışında meydana geldiğini, maaş dışında müteveffaya ödenen herhangi bir bahşiş ya da sosyal ödenti bulunmadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Bld. Baş. vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunduklarını, müteveffanın belediye çalışanı olmadığını, müteahhit firma elemanı olduğunu, olayın meydana geldiği yerde iş güvenliği tedbirlerinin davalı .... şirketi tarafından alınması gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
3.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili .....'ın kusuru bulunmadığını, müteveffanın kaza nedeniyle vefat etmediğini, olay yerinden uzaklaşmak isterken ayağının çalılıklara takılması sonucu yuvarlanarak demir korkulukların arasından köprüden aşağıya düştüğünü, olayın meydana gelmesinde müteveffanın ve davalı işverenlerin asli kusurlu olduğunu, diğer müvekkili .....in araç sahibi olduğunu, aracı kullanması için.....'a verdiğini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsayan ..... ... Anonim Türk Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, 131.339,07 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.458,27 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ... .....'a verilmesine, 70.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, birleşen davaların kabulüne, 86.113,44 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 41.712,54 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar... İnş. A.Ş., ... Bld. Baş. ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davalı... İnş... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelişi ile şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, şirketin hafif kusuru nedeni ile maddi tazminattan indirim yapılması gerektiğini, şirketin iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, şirketin müteselsil sorumluluk kapsamına alınmasının hatalı olduğunu, araç sürücüsünün asli ve ağır kusurlu olduğu göz önüne alındığında illiyet bağının kesildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Bld. Baş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, husumet ve zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna itirazın dikkate alınmadığını, kusur oranının hatalı belirlendiğini, manevi tazminat talebinin mümkün olmadığını, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazaya sebebiyet veren aracın sigorta poliçesinin bulunduğunu, kurumun sorumluluğunun olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, sigorta sözleşmesinin fesih tarihinin araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan raporda ölenin anne ve babası için pay ayrılmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ....plakalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, Kurumun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, peşin sermaye değeri teminat limitinden düşülerek hesaplanması gerektiğini, Kurumun temerrüdü bulunmadığını, faizin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini, kaza tarihi Genel Şartların yürürlüğe girmesinden sonra olduğu için TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz tazminat hesabında kullanılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş güvenliği uzmanı trafik bilirkişileri tarafından hazırlanan 23.10.2020 günlü kusur raporunda, 17.07.2017 tarihli ilk raporda belirlenen kusur dağılımı şeklinde ...'ın %30, davalı ...'nin %30, diğer davalı ...'nın %20 ve müteveffa ......'ın %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, dava konusu trafik iş kazası sonrası ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/655 Esaslı dosyasına sunulan 10.04.2017 tarihli kusur raporu, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca hazırlanan 16.11.2016 tarihli inceleme raporu ve Yerel Mahkemece alınan 17.07.2017 tarihli kusur raporları birlikte değerlendirildiğinde 23.10.2020 tarihli kusura ilişkin bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasının oluşa, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunduğu, sigortalı ......'ın vefatı ile sonuçlanan trafik iş kazasının 17.08.2015 tarihinde saat 09: 39 sularında gerçekleştiğinin, 21.08.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit tutanağından anlaşıldığı, ... Sigorta A.Ş.'nin 27.11.2020 günlü cevabi yazısında kaza tarihinde .... plakalı araç için lehdarı... olan bir poliçenin bulunmadığının bildirildiği, ... Sigorta A.Ş.'nin 07.12.2020 tarihli cevabi yazısından.....plakalı aracın... lehine düzenlenmiş poliçesinin 17.08.2015 günü saat 12: 00 itibarı ile hazırlandığının bildirildiği, hal böyle olunca kaza saati 09: 39 itibarı ile kazaya neden olan aracın herhangi bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının olmadığı, söz konusu poliçenin kaza saati 09: 39 sonrası saat 12: 00'da... lehine düzenlendiği anlaşılmakla, davalı ...'nın maddi tazminat alacağından poliçe limiti ile sorumlu olduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, davalı ... şirketinin temerrüte düşürüldüğü davacı tarafca ispatlanmadığından davacı lehine hükmolunan alacaklara davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerekli olduğu, bu yönüyle Yerel Mahkeme kararının hatalı olduğu, somut olayda davanın, davalıların teselsül sorumluluğuna göre açıldığı, davalı şirket ve belediyenin asıl ve alt işveren sıfatıyla, gerçek kişi davalıların araç sürücüsü ve araç sahibi olarak Güvence Hesabının ise yasal olarak sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davacıların murisinin gerçek zararının hesabında aylık net gelirin dönem asgari asgari ücret olarak kayıtlara ve delil durumuna uygun şekilde kabul edildiği, hesap raporunda PMF yaşam tablosuna göre murisin yaşam süresi, hak sahiplerinin destek süreleri ve oranlarının tespit edildiği, aktif devre ve pasif devre zarar hesaplarının yapıldığı, gerekli arttırım ve iskontoların uygulandığı anlaşılmakla hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunuun usul ve yasaya uygun olduğu, müteveffanın geçirdiği kazanın 11.12.2015 tarihli olduğu, davacı eşe ve çocuklara takdir olunan manevi tazminat miktarının kazanın oluş şekli, kaza tarihindeki rayiçler, tarafların mali ve içtimai durumları, manevi tazminatın niteliği itibariyle toplam bir miktar fazla bulunduğu gerekçesiyle; davalılar... firması, ... BŞB, ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ... 9. İş Mahkemesinin 2020/334 Esas-2021/151 Karar sayılı ilamının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, 131.339,07 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...(poliçe limit ile sınırlı olmak üzere, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile) olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.458,27 TL maddi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (poliçe limit ile sınırlı olmak üzere, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile) olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ... Arslan'a verilmesine, 55.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.500,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 37.500,00 TL manevi tazminatın 17.08.2015 kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar... İnş. A.Ş., ... Bld. Baş. ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı... İnş... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
3.Davalı ... Bld. Baş. Vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13,16,20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleri.
1. Davacı çocukların maddi ve manevi tazminatına, davacı eşin manevi tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ve davalılar... İnş. A.Ş., ... Bld. Baş. Ve ... vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Davacı eşin maddi tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılar... İnş. A.Ş., ... Bld. Baş. ve ... vekillerince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı çocukların maddi ve manevi tazminatına, davacı eşin manevi tazminatına yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalılar... İnş. Taah. Nak. Peyzaj Temizlik Petrol Asfalt Madencilik Taş Ocağı İşletmeciliği San. ve Tic. A.Ş., ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.