Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.

2.Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 25.04.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlenmesi nedeniyle Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

3.Katılan vekili ve sanığın istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli kararı ile karar kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilikindir.

1-Dava konusu olay, aracından, dava dışı S.İ. tarafından parası çalınan sanığın, S.İ.'nin babası olan temyiz dışı sanık ... İsanmaz ve ağabeyi olan Sezgi İsanmaz ile birlikte, S.İ.'yi bularak çalınan parayı istedikleri, paranın mağdur çocukta olduğunu öğrenmeleri üzerine, mağdur çocuğun evine giderek tişörtünden sürükleyip araca bindirdikleri mağdur çocuğu araziye götürdükleri, sanığın mağdur çocuğu darp ettikten sonra Polis merkezine götürdüğü iddiasına ilişkindir.

2-Mağdur çocuk aşamalardaki beyanlarında özetle, S.İ. ile birlikte Pamukkale'ye giderek eğlendiklerini, ertesi gün döndüklerini, masrafların S.İ. tarafından karşılandığını, sanık ile temyiz dışı sanıklar tarafından evinden alınıp araziye götürülerek darp edildiğini, ardından Polis Merkezi'ne götürüldüğünü beyan etmiştir.

3-Sanık, tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunmuştur.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Atılı suçu temyiz dışı sanıklarla birlikte cebir kullanmak suretiyle işleyen ve soruşturma başlamadan mağdura zararı dokunmaksızın güvenli bir yere bıraktığı kabul edilen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı kabul edilmiş, hükmün kaldırılarak sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.

1- Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı" dikkate alınarak belirlenen temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesine bir aykırılık bulunmamış, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirimin uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2-Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.