MEMURLARI: 1....: 2....: 3....
İLİŞKİLİ KİŞİ: ... vekili Avukat ...
Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü
SAYISI: 2019/40 E., 2021/117 K.
Taraflar arasındaki tespit, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan faktoring sözleşmesi uyarınca dava dışı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. Teközel Gıda Tem. Sağ. Marka Hizm. San. ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu Yem Soya ve Tekstil San. A.Ş.'ye ilişkin olarak davalı şirket tarafından müvekkiline temlik edilen fatura alacaklarından dolayı hak sahibinin müvekkilinin olduğunun tespitine ve bu alacakların müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin iflası kararından evvelki vekili cevap dilekçesinde; alacağın temliki sözleşmesi gereği hak sahibi olduğunu iddia eden tarafın iş bu alacak talebini yöneltebileceği kişinin temlik eden değil temlik borçlusu olduğunu, taraflar arasında sözleşmesinin sadece garanti fonksiyonundan yararlanmaya yönelik olduğunu, davacının yurt işi faktoring sözleşmesi gereği temlik edilen alacaklar üzerinden hak ve tasarruf yetkisinin bulunmadığını, davalı şirkete her hangi bir finansal destek hizmeti ve tahsilat hizmeti sağlanmadığını, dava konusu alacak için faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/907 E., 2019/103 K. sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği, 2 ... alacaklılar toplantısının 28.04.2021 tarihinde yapıldığı, taraflar arasında imzalanan 21.06.2013 tarihli faktoring sözleşmesi hükümlerine göre taraflar arasında rücu edilebilir faktoring sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından 03.07.2015 - 27.07.2015 - 03.09.2015 - 12.10.2015 - 12.10.2015 - 10.11.2015 - 20.11.2015 - 21.10.2015 - 26.10.2015 tarihli alacak bildirim formları ile, muhtelif adet fatura alacaklarının davacı faktöre temlik edildiği, dava konusu faturaların da iş bu alacak bildirim formlarında (alacağın temliki belgelerinde) yer aldığı, dava dilekçesinde belirtilen fatura borçlularınca talep edilen tevdi tayinlerinin kabul edildiği, fatura bedellerinin mahkeme veznelerine ödendiği, 21.06.2013 tarihli factoring sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, faktörün, faktoring sözleşmesinin en önemli unsuru olan finans konusunda müşterisi olan davalıya destek olma edimini yükümlendiği, davalının ise, faktoring sözleşmesi kapsamında davacıya belirli fatura alacaklarını temlik edeceğini kabul ve taahhüt ettiği, faktör tarafından verilen finansal desteğe karşılık fatura temliklerinin yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede genel olarak temlik yapılacağının düzenlendiği, davalı tarafından alacak bildirim formları ile hangi faturaların faktöre temlik edildiğinin bildirildiği, davacı faktörün sözleşme ile yüklendiği edimi yerine getirdiği, gerekli finansal desteği müşterisi olan davalıya sağladığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihi 21.06.2013 olduğu, davalının iflas erteleme başvurusundan ve iflas tarihinden önceki tarihli olduğu için dava dışı temlik borçluları tarafından depo edilen bedeller yönünden müflisin tasarruf hakkının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirket tarafından temlik edilen ve dava dışı temlik borçluları tarafından tevdi mahalli tayini kararı ile depo edilen alacağın hak sahibinin davacı ...Ş. olduğunun tespiti ile tevdi mahallerindeki söz konusu tutarların fiili ödeme günündeki karşılığı olarak talep edilen toplam 1.400.125,84 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece, dava açıldığı tarihte üç farklı tevdi mahalline yatırılmış tutarların esas alındığını, ancak dava açıldıktan sonraki süreçte tevdi mahalli olan banka hesaplarının vadesiz hesaptan vadeli hesaba çevrildiğini, dolayısıyla tutarlar üzerinden faiz işlediğini ve işlemeye devam etmesine rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin temlik iddiasında bulunduğu bildirim formlarının bir temlik olmayıp müflis şirketin 3. şahıslardaki fatura alacaklarını davacı aracılığıyla Coface Sigorta A.Ş.'ye alacak sigortası yaptırmak amacıyla yapılan bildirimlerden ibaret olduğunu, bildirim formlarının müflis şirketin söz konusu alacaklarının faktoring şirketine devri veya temliğini içermediğini, faktoring şirketince müflis şirket tarafından kendisine yapılan fatura bildirimlerini 25.11.2015 tarihinde Garanti İnternatıonal Bankasının şirket aleyhine başlattığı takibe kadar hiçbir şekilde fatura muhataplarına devir ve temlik ihtarında bulunmamasının da bu durumu teyit ettiğini, bilirkişi raporundaki ''tevdi mahallindeki paraların davacıya ödenmesi'' hususundaki kanaatinin hatalı olduğunu, temlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yeterli incelenmediğini, davacı ... şirketince 26.11.2015 tarihinde tevdi mahalline para yatıran üçüncü şahıslara sözde temliknamelerin ihtar edildiği belirtilmişse de bu tarihten bir gün önce Manisa 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/6799 sayılı dosyasından anılan hak ve alacakların üzerine haciz konulduğundan tevdi mahallindeki paraların şirketin iflasına karar verilmesi nedeni ile iflas masasına gönderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 21.06.2013 tarihli faktoring sözleşmesi ile 13.03.2015 tarihli ek faktoring sözleşmesine uygun olarak alacak bildirim formları ile davacı faktöre yapılan temliklerin davalı müflis şirket ile ilgili iflas erteleme davası açılmadan önce yapıldığı, temliklerin geçerli olduğu, bu alacaklar üzerinde davalı müflis şirketin tasarruf hakkının kalmadığı, tevdii mahallindeki paraların temlik ... faktör davacıya ödenmesi gerektiği, davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinafına gelince; taraflar arasında imzalanan 21.06.2013 tarihli faktoring sözleşmesi ile 13.03.2015 tarihli ek faktoring sözleşmesine uygun olarak alacak bildirim formları ile davacı faktöre yapılan temliklerden dolayı tevdii mahallindeki paraların yargılama sırasında vadeli hesaplara yatırılması nedeniyle bu paraların davacıya yapılacak fiili ödeme tarihine kadar elde edilecek semereleri ile yani işletilmiş faiz ve fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu hususta karar verilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın kabulüne, davalı şirket tarafından temlik edilen ve dava dışı temlik borçluları tarafından depo edilen bedellerin ödemelerinin fiili ödeme tarihine kadar elde edilecek semereleri (işletilmiş faiz ve fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faiz) davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müflis şirketin iflas kararından önce davalıya sadece fatura bildiriminde bulunduğunu, ancak alacaklarını temlik etmediğini, bu bildirimlerin müflis şirketin Coface Sigorta A.Ş.'ye alacak sigortası yapılmak maksadıyla verilmiş bildirimler olduğunu, alacak bildirim yazısında düzenleme tarihi olmadığı gibi geçerliliğine ilişkin de tarih bulunmadığını, davacının alacaklılara temlike dair bir bildirimde bulunmadığını, temliki gerektirir bir durum da olmadığını, yapılan fatura bildirimlerinin alacak sigortası hizmetin yararlanmak için yapıldığını, 23.03.2015 tarihli İş Akış Protolünün yeterli incelenmediğini, zira bu sözleşmenin 3 üncü maddesine göre davacı şirketin fatura bedellerini tahsile davalı şirketin yetkili kılındığını, aynı sözleşmenin 4 üncü maddesine göre de taraflar arasında geçerli bir temlikin olmadığını gösterdiğini, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, zira dava konusu faturalar dahil taraflar arasındaki sözleşme uyarınca faktoring şirketine gönderilen fatura bedellerinin davalı şirkete ödenmiş olduğunun anlaşılacağını, davalı şirket defter ve kayıtlarının incelenmediğini, tevdi mahalline konu paralar ile ilgili olarak Manisa 4. İcra Müdürlüğünce verilen haciz kararı açısından 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 184 üncü maddesi açısıdan bir değerlendirme yapılmadığını, temlik sözleşmesinin geçerlik şartı olan damga vergisinin ödenmemesinin de ortada geçerli bir temlik olmadığını gösterdiğini, iflas kararının sözleşmeler üzerindeki etkisi tartışılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davacı faktorig şirketi ile davalı şirket arasında akdedilen faktoring sözleşmeleri gereği, davacı şirkete temlik edilen ve dava dışı borçlular tarafından depo edilen alacaklara ilişkin hak sahibinin kim olduğunun tespiti ve depo edilen bedellerin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 194 üncü maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.