Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın hukuksal değerden yoksun ve yok hükmünde olması nedeniyle ... vekilince temyiz edilebilecek bir hüküm niteliğinde olmadığı gözetilerek, CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 28/09/2012 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Kanunun 18 ve CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin irtikap suçu ile sınırlı olarak davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen ikna suretiyle irtikap suçunun lehe olan 5237 sayılı TCK'da öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık asli ve ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 20/04/1999 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.