Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden inceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014/75941 sayılı ve "Reserve Privee" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2007/62214 sayılı "PRIVE" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın, 2016-M-76 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, oysa başvuru ile itiraza mesnet markanın benzer olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalarının benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalardaki "prive/privee" ibarelerinin benzerliği, markaların aynı malları kapsaması, müşterilerin dikkat ve özeninin ortalama olması nedenleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, somut olayda 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki şartların bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının aynı sınıfı kapsamına rağmen, sınıfların kapsadığı mal/hizmetler yönünden birbirlerinden farklılaştıklarını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte, ... başına bu koşulun, karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olamayacağını, markaların ayırt edici niteliği ile aynı/benzer olup olmadığı hususlarının da incelenmesinin gerektiğini, davalıya ait "PRIVE" markasının Fransızca kökenli ve Türkçe karşılığı "..." olan, gerek Fransızca'da gerekse Türkçe'de ayırt ediciliği yüksek olmayan bir kelimeden ibaret bulunduğunu, müvekkilinin marka işaretinde yer ... "Privée" kelimesinin başına eklenen "Réserve" kelimesinin, marka işaretinin yazım stili, sunulan ürünün rengi ve şekli de dikkate alınınca, tüketicinin davalı marka işareti ile müvekkilinin markası arasında iltibas kurma ihtimalinin mümkün olmayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "Reserve Privee" ibareli marka tescil başvurusunun asıl unsurunun "Privee" ibaresinden oluştuğu, davalı şirketin 2007/62214 sayılı redde mesnet markasının asıl unsurunun da "prive" ibaresi tarafından temsil olunduğu, her iki ibare arasındaki benzerliğin açık olduğu, tarafların markalarının 30. sınıfta aynı malları kapsadığı, dolayısıyla müşterilerin dikkat ve özeninin ortalama olması nedenleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, somut olayda 556 sayılı KHK'nin 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki şartların bulunduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından oluşturulan markanın başında Godiva'ya ait marka logosunun eklendiğini, diğer kelimeler yönünden de görsel anlamda benzerlik bulunmadığını, Privée" kelimesinin başına eklenen "Réserve" kelimesinin yok sayıldığını, tüketicilerin müvekkile ait ilk ibareye odaklanacaklarını, bu nedenle işitsel anlamda da benzerliğin bulunmadığını, müvekkile ait markanın "kişiye ... rezerve edilmiş" anlamına gelmesine rağmen davalının markasındaki ibarenin fantezi kelime olup olmadığının anlaşılmadığını, davalıya ait markanın kapsadığı emtialardan bir kısmının müvekkiline ait markanın kapsamında dahi olmadığını, bu sebeple taraf markalarının 30. sınıfa ait malları kapsadığına ilişkin kanaatinin gerçeklikten uzak olduğunu, her iki şirkete ait ürünlerin halihazırda birlikte satışa sunuldukları bir yerin de bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.