Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı ... A.Ş. avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08/05/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... A.Ş. adına Avukat ... geldi. Diğer davalı ... Ltd. Şti. ile davacı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 02/03/2013 - 28/09/2013 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, 28.09.2013 tarihinde çalıştığı şantiyenin durduğunu, ... A.Ş. çalışanlarınca sözlü olarak işçilere ... Ltd. Şti. ile sözleşmenin feshedileceği, bu nedenle artık şantiyeye gelmemeleri söylenerek ve başka gerekçe gösterilmeden şantiyeden çıkarıldıklarını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... A.Ş. vekili; husumet itirazında bulunup, davacının müvekkili şantiyesinde çalışmadığını, iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili; davacı ücretinin 2.500,00 TL. olduğunu, 3.000,00 TL.’nin gerçeği yansıtmadığını, fazla mesai yönünden davacı beyanlarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/II. maddesi uyarınca, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde geçerli bir sebeple sona erdiğini ispat külfeti kural olarak davalı işveren üzerinde olduğu, işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının işten çıkış bildirgesinde 04 kodu olarak "belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" kullanıldığının görüldüğü, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iş akdinin davalı işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiğinin anlaşıldığı, davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan, işçilik alacaklarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... . A.Ş. temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı... A.Ş.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Karşılığının ödendiğinin ispatı da işveren üzerindedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı genel tatillerde çalıştığı halde karşılığının ödenmediğini iddia etmiş ve bu iddiasını tanık deliline dayanarak ispatlamaya çalışmıştır. Hükme dayanak bilirkişi raporunda, davacı tanığı ... ’nin beyanına göre resmi tatillerde çalışmadığı, dini bayramlarda çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; diğer davacı tanığının aynı dönemde işyerinde çalışması olmadığı gibi açıklamalarının da diğer tanık anlatımını destekler nitelikte olmadığı, davalı tanığının da bu iddiayı ispata yarar bir açıklamasının bulunmadığı görülmekle ispatlanamayan bu alacağın hüküm altına alınması yerinde değildir.

3-Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde talep ettiği her bir kalem için ayrıştırma yapmaksızın toplam 5.000,00 TL. alacak talep etmiş, bilahare bedel artırım dilekçesi ile de toplam talep miktarını aynı usulde artırmıştır.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, talep edilen miktarı tüm alacak kalemleri için eşit oranda paylaştırıp dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinden ibarettir.
Kabule göre, davacının hafta tatili ücret alacağının reddedilmesi ve davalının kendisini davada vekil ile temsil ettirmesi karşısında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı... A.Ş.'ne yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.