Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/581 Esas, 2015/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna ve mahkemenin eksik inceleme ile kurduğu beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
1. Sanık tarafından ...... adresinde işletilen türkü barın ruhsatsız olarak işletilmesi nedeniyle ...Belediye Başkanlığınca alınan kapatma karan doğrultusunda, iş yerinin 08.11.2013 tarihinde mühürlenerek kapatıldığı, yapılan 30.12.2014 tarihli kontrolde iş yerinin açılarak işletmeye devam etmek suretiyle mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla sanığın cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık ... savunmasında iş yerine ruhsat almak istediklerinde, belediyece iş yerine ruhsatı verilemeyeceğinin söylendiğini, mühürlemeden sonra kendisinin bu iş yerindeki faaliyetine son verdiğini, kendinden sonra bu iş yerini .....ve ...simli şahısların devraldığını, kendisi hakkında benzer eylem nedeniyle ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verildiğini beyan ederek suçu inkar etmiştir.
3. Mahkemece incelenen ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarih ve 2014/497 Esas, 2014/802 Karar sayılı dosyasında, dava konusu iş yerine 08.11.2013 tarihinde konulan mührün 21.04.2014 tarihinde bozulması eylemi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde; tutanak imzacısı olan tanıkların yanı sıra tanık ...... ve ...'un da dinlendiği ve sonuç olarak mahkememizde davaya konu edilen aynı iş yerine ilişkin bozulan 21.04.2014 tarihli mührün dahi bozulduğu dönemde bu iş yerini işleten kişinin .....olduğunun tespit edildiği, o halde 20.12.2014 tarihinde bu iş yerini sanığın işlettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı delil olmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın savunmasının aksine mahkûmiyetini gerektirir delil bulunmaması nedeniyle mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/581 Esas, 2015/901 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alman sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.