T U T U K L U

Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz

dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

A. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1875 Esas, 2021/2263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilmek suretiyle,hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

7. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

8. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini uygulanmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sanık ...’in çevresinde Baran ismini kullandığı ve Antalya ilinden getirdiği uyuşturucu maddeleri sattığı şeklinde uyuşturucu ticareti yaptığı bilgisinin edinilmesi, aynı doğrultuda ihbarda bulunulması ve 14.06.2020 günü yakalanan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Sait Önder Burdurlu’nun kendisinden ele geçirlen 1 parça halinde net 0,30 gram gelen eroin maddesini Baran İldem olarak tanıdığı şahıstan satın aldığını beyan edip yapılan fotoğraf teşhisinde Baran İldem olarak tanıdığı kişinin sanık ... isimli şahıs olduğunu teşhis etmesi üzerine sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi gereğince uygulanan iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması tedbiri süresince iki ara yakalama olayı gerçekleştiği,
14.06.2020 tarihli alt yakalama olayında,
Yeni Mahalle Sosyal Tesisi park halinde bulunan kırmızı renkli kamyonun arka kısmında bulunan araç içerisinde bulunan tanık ...’nun saklamış olduğu eroini kamyonun arka kısmından çıkarıp rızaen teslim ettiği, tanık aşamalardaki ifadelerinde görevlilere teslim ettiği eroini 50,00 TL karşılığında sanıktan satın aldığını, onun dışında sanıktan bir çok defa eroin satın aldığını, kendisini eroine sanığın alıştırdığını beyan ettiği,
27.08.2020 tarihli 1. ara yakalama olayında,
27.08.2020 günü saat 10: 06 sıralarında ve devamında sanık ... ile tanık ...’nun aynı gün içinde birden fazla kez yaptıkları telefon görüşmesinde, aralarında madde alışverişi olacağı anlaşılan şifreli konuştukları, telefon görüşmelerinin ardından yapılan fiziki takipte, sanıkla tanığın sanığın evinde buluştukları, yaklaşık 10 dakika sonra tanık ...’nun evden ayrıldığı ve 48 ADA 831 plaka sayılı motosikleti ile uzaklaşarak bir süre sonra park ettiği esnada görevlilerin kimlik sorması üzerine kaçtığı, takip edilerek yakalandığında 0,50 gram gelebilecek miktarda eroin olduğu değerlendirilen

madde ve bir adet suboxone hap ele geçirildiği, 18.09.2020 İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporuna göre ele geçirilen hapın kırmızı reçeteye tabi ilaçlardan olduğu, diğer maddenin %16 oranında olmak üzere 0,0352 gram net eroin içerdiğinin tespit edildiği, tanık soruşturma aşamasında alınan ifadesinde fiziki takibi doğrular nitelikte olay günü sanıkla telefon görüşmesi üzerine uyuşturucu madde almak için sanığın ikametine gittiğini, kendisinden ele geçirilen eroini 200,00 TL karşılığında sanıktan satın aldığını beyan ettiği ve sanığı teşhis etmesine rağmen, huzurdaki ifadesinde bu ifadesinden döndüğü, çelişkili ve tutarsız beyanlarda bulunarak sanıktan satın almadığını söylemiş ise de, telefon görüşme kayıtları, fiziki takip tutanağı, teşhis işlemi ve telefon görüşmesi ve fiziki takibi doğrular nitelikteki ilk ifadesi karşısında mahkeme huzurundaki beyanının gerçeği yansıtmadığı ve sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı,
28.09.2020 tarihli 2. ara yakalama olayında,
28.09.2020 günü saat: 15.20 sıralarında ve devamında sanık ile tanık Esra Acabay’ın aralarında madde alışverişi olabileceği anlaşılan şifreli konuştukları telefon görüşmelerinin ardından yapılan fiziki takipte, sanıkla tanığın, sanığın evine yakın sokak başında buluştukları, biraz beraber yürüdükten sonra yol kenarında durdukları sırada sanığın elini şortunun sağ cebine sokarak çıkarttığı bir maddeyi tanığa uzattığı, tanığın ise sanığın uzattığı maddeyi aldıktan sonra sağ elini sanığa uzatarak bir şey verdiği, sanığın bunu alarak cebine koyduğu, ardından sanığın yanından ayrılan tanığın takibine devam edildiği, bir süre sonra tanık durdurularak yapılan aramada toplam 6 parça halinde eroin olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği, 13.10.2020 tarihinde düzenlenen İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddenin eroin içerdiği ve içerdiği net eroin miktarının %32 oranında olmak üzere 0,0992 gram olduğunun tespit edildiği, tanık aşamalardaki ifadelerinde olay günü sanıkla facebook üzerinden iletişime geçtiğini, sanığa "durumlar nasıl, gelsem görüşebilir miyiz? " şeklinde eroin maddesi satın alıp alamayacağını şifreli olarak sorduğunu, sanığın da kendisine " sen gel yardımcı oluruz şeklinde cevap verdiğini", görüşme üzerine sanıkla buluştuklarını ve kendisinden ele geçirilen eroini sanıktan 200,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği,
Sanığın yakalandığı 11.10.2020 günü rızası ile teslim ettiği yarım suboxone hap ele geçirildiği, yine zaman zaman ailesiyle kaldığı evde yapılan aramada iki adet suboxone hap ele geçirildiği, 09.11.2020 tarihinde düzenlenen İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporuna göre ele geçirilen hapların kırmızı reçeteye tabi olduklarının belirtildiği, sanığın idrar tetkikinde COC, OPI ve AMP uyuşturucu etken maddelerinin pozitif çıktığının tespit edildiği,

Bu kapsamda, sanık savunması, tanık anlatımları, iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması tedbirine ilişkin kayıtlar, fiziki takip tutanakları, kriminal uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında uyuşturucu maddeyi para ile satmadığını, ancak arkadaşları ile aralarında birbirlerine uyuşturucu madde verdiklerini, arkadaşlarından aldığı uyuşturucuya karşılık bazen de kendisinin arkadaşlarına uyuşturucu verdiğini beyan ederek kısmi ikrarda bulunduğu halde uyuşturucu ticareti suçunu kabul etmemiş ise de, tanıklarla arasında uyuşturucu madde alışverişi olabileceği anlaşılan şifreli konuştukları telefon görüşmeleri, iki ara yakalama olayında telefon görüşmeleri ardından tanıklara uyuşturucu sattığının tespit edildiği kesintisiz fiziki takip tutanakları, fiziki takip tutanakları ve telefon görüşmeleri ile uyumlu tanık beyanları, tape kayıtları ve fiziki takip ile tanık Ali’ye uyuşturucu madde sattığının anlaşılması, tanıklar Said Önder’in sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı yönündeki anlatımı, yine tanık Ece’nin ikinci ara yakalama olayına ilişkin telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanakları ile uyumlu sanıktan eroin cinsinden uyuşturucu madde satın aldığı yönündeki istikrarlı beyanı ile yakalandığı gün üzerinden sattığı türden hap ele geçirilmesi karşısında sanığın cezadan kaçmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı,
Alt yakalama olayına ilişkin 14.06.2020 günü yakalanan tanık ... kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını beyan etmiş ise de, sanığın tanıkta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığına ilişkin soyut tanık beyanı dışında fiziki takip, dinleme kaydı, suçüstü hali ve başkaca delil bulunmadığından tanık Said Önder’de ele geçirilen uyuşturucu yönünden eyleminin sabit olmadığı, ara yakalama olaylarına ilişkin ise, yukarıda açıklanan deliller ile iki ara yakalama olayındaki eylemlerinin de sabit olduğu ve farklı zamanlarda aynı suçu birden fazla işlemek suretiyle atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlaşılmakla, sanığın 27.08.2020 günü tanık ...’na kırmızı reçeteye tabi hap ve eroin cinsinden uyuşturucu madde satmak ve 28.09.2020 günü de tanık Esra Acabay’a eroin cinsinden uyuşturucu madde satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu zincirleme şekilde işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın suçlu kişiliği, daha önce benzer ve farklı suçlardan sabıkasının olması göz önünde bulundurularak bir daha suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılamadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerinin hükmolunacak cezasından 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mahsubuna, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince

müsaderesine, ele geçirilen 1.190,00 TL paranın suçtan elde edildiği sabit olmadığından iadesine ve sanık hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükümleri ve tayin edilen cezaların miktarı, suçların vasıf ve mahiyeti ile sanığın tutuklu bulunduğu süre nazara alınarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 100 üncü ve devamı maddeleri gereğince tutukluluk halinin hükmen devamına karar vermek gerektiği, gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci ve 58 inci maddesinin tatbikinde oluşan hukuka aykırılık ve suç tarihi düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin,suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun surette elde edilen delillerin değerlendirmesinin doğru yapıldığı ve bu delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1875 Esas, 2021/2263 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.