Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ..... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalılar Doğa Sigorta A.Ş. ve ... tarafından gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu ticari taksinin 13.03.2016 tarihinde yaya konumundaki davacıya çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan, 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 20.04.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 25.000,00 TL değer üzerinden açmış oldukları maddi tazminata ilişkin bölümü ıslah ederek davalılardan Doğa Sigorta A.Ş. yönünden 310.000,00 TL maddi, davalılardan ... ve ... yönünden 20.000,00 TL manevi ve 472.371,42 TL manevi olmak üzere toplam 802.371,41 TL tazminatın davalılardan Doğa Sigorta yönünden dava tarihi olan 06.04.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalılar ... ... vekili davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Doğa Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, davanın açılmasından önce müvekkili kooperatife herhangi bir başvuru yapmadığını, müvekkilini ihbar etmediğini, kazayla ilgili hiçbir bilgi/belgeyi müvekkiline iletmediğini, dava açmadan önce müvekkiline başvurmayan davacının davasının dava şartı yoksunluğundan reddini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesini, kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için davacının yaşı, geliri, muhtemel yaşam süresi, maluliyet oranı gibi verilerle birlikte aktüeryal hesaplama yapılması zorunluluğunun olduğunu, temerrüde düşülmediğini, yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

3. ... süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.

Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararıyla; HMK.nun 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.11.2016 tarih ve 2016/13341 Esas ve 2016/10252 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine dosyanın gönderildiği mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün 14.03.2017 tarihli müzekkere cevabı ile kaza tarihi olan 13.03.2016 tarihinde davalı ...'nın kazaya karışan aracın işleteni olduğunun sabit olduğu, dosyaya bir örneği sunulan özel kira sözleşmesi başlıklı bila tarihli kira sözleşmesinin incelenmesinden kira başlangıcının 05.12.2012, kira bitişinin 05.01.2015 tarihi olduğu ve kaza tarihi itibari ile yapılmış bir kira sözleşmesinin bulunmadığının anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01.11.2017 tarihli raporuna göre davacının vücut genel çalışma gücünden %100 oranında kaybettiği, sürekli olarak iş görmezlik halinde kaldığının belirtildiği, sunulan rapora taraflarca itiraz edilmediği, 13.03.2016 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresindeki, işleteninin davalı ... olduğu, davalı ... şirketince ZMMS poliçesi yapılan aracın davacıya çarptığı, davacının yaralandığı, davacının %25, kazaya karışan araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının kusuru dikkate alındığında davacının karşılanmayan sürekli iş güç kaybından kaynaklanan 391.185,71 TL zararının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça ıslah dilekçesi ile 802.371,42 TL zararın tazminine karar verilmesi talep edilmiş ise de davacı tarafça sunulan 24.05.2017 tarihli talep açıklama dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminat tutarının 2.500,00 TL'sinin geçici, 2.500,00 TL'sinin kalıcı iş görmezlik tazminatını içerdiğinin beyan edildiği, bu açıklama dilekçesi ve dava dilekçesi dikkate alındığında, davacı tarafın bilirkişi raporu ile hesaplanan bakıcı giderine yönelik maddi tazminat talepli açılmış bir dava olmadığı, usulüne uygun açılmış bakıcı giderine yönelik maddi tazminat talepli bir davanın bulunmadığı, manevi tazminat talebinin ise olayın oluş şekli, kazaya karışan ilgililerin kusur oranı, davacının yaralanma derecesi, tarafların mali sosyal durumları dikkate alınarak kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davacının davalılar ..., ... ve Doğa Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı maddi tazminat talepli davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 391.185,71 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 310.000,00 TL'lik kısmından davalı Doğa Sigorta A.Ş. sorumlu olmak üzere davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 13.03.2016, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 13.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartları A-5 maddesi gereği sakatlık teminatı ve bakıcı gideri teminatı daha önceki poliçe genel şartlarında ayrı ayrı teminat altına alınmışken, 01.06.2015 sonrası tek teminat altında toplandığını, bakıcı gideri talebinin sürekli iş göremezlik zararının içinde yer aldığını, olay tarihi itibariyle teminat miktarı 310.000 TL olup, bakıcı gideri sürekli sakatlık teminatı içinde bulunduğundan ayrıca bakıcı gideri talebinde bulunulmadığını, mahkemenin kazanılmış hak kuralını gözetmediğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinin süresinde sunulduğunu ve uzun süreli kira sözleşmesi de deliller arasında gösterildiğinden mahkemenin cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığına dair değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kira sözleşmesine göre 05.12.2012 tarihinden 05.01.2015 tarihine kadar 25 ay süre ile...'a araç kiralandığını, tarafların sözleşmede belirtilen son erme tarihinden sonra açık bir kira sözleşmesi olmadan kira sözleşmesini sürdürdüklerini ve sözleşmenin belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğünü, kaza tarihi itibariyle kira sözleşmesi devam ettiğinden aracın kiracı...'ın fiili hakimiyetinde olduğunu, davalı ...'nın işleten olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, maluliyet raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur oranına itiraz ettiklerini, aktüer hesabının sağlıklı yapılmadığını, SGK tarafından yapılan ödemenin mahsup edilmediğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

13.03.2016 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 13.03.2016 tarihinde meydana gelmiştir.

Bu durumda mahkemece; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ... vekilinin temyiz itirazının kabulü mahkeme kararının BOZULMASINA,

3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar Doğa Sigorta A.Ş. ve ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ya iadesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.