T U T U K L U
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarih ve 2021/139 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2487 Esas, 2021/2267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın uyuşturucu maddeyi aldığı şahısların ismini vermesine rağmen şahısların ifadelerine başvurulmaksızın, eksik yargılama ve inceleme sonucu mahkûmiyet kararı verildiğine,
2. Kişisel kullanım sınırının üzerinde madde bulunduğu gerekçe gösterilmiş olsa da, sanığın maddeleri sattığına ilişkin hiç bir somut delil bulunmadığına,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek madde ticareti yapmadığını beyan etmişse de; sanığın ilk ifadelerinde uyuşturucu maddeden haberdar olmadığını, mahkeme huzurunda ise maddeleri kullanmak için aldığını beyan ederek çelişkili savunmalar yaptığı, sanığın uyuşturucu maddelerden haberdar olduğunun kabul edildiği, hakkında istihbari bilgi bulunduğu,
ele geçen esrar maddesinin kişisel kullanım sınırının çok üzerinde kaldığı, bu hale göre sanığın maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğunun anlaşıldığı nazara alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanık ...'nun üzerine atılı ve sabit bulunan uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, mahkemece sanık hakkında tekkerrür uygulamasına esas alınan ilamda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı ve bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrer olduğu anlaşıldığı halde cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/2487 Esas, 2021/2267 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.