Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’a karşı yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53/1-b maddesinde yazılı, "Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olduğunun gözetilmemesi,
2- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nin 326/2. maddesine aykırı olarak "Eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrası çıkartılarak yerlerine “Sanığın TCK'nin 53/3. maddesi göndermesiyle ve Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek 53/1, (a), (d), (e) maddelerinde öngörülen haklar ile TCK'nin 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen ve kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki, diğer kişiler yönünden belirtilen hakları 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” yazılması ve hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından ''Sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)2008 yılı mart ayının ortalarında bir zaman diliminde akşam üzeri saat 17.00- 18.00 sularında, sanıklardan ...’nın yanında diğer sanık ... olduğu halde mağdur ...'nın işlettiği büfeye giderek 1 adet bira istedikleri, mağdurun para vermeden bira vermeyeceğini söylemesi üzerine mağdura ve tanıklar ... ve ...’a hakaret ve küfürler edip mağdur ...’ya hitaben “Biz incilipınar çocuğuyuz, bize bakacaksın, bu mahallenin güvenliği benden sorulur, namusu benden sorulur” diyerek bıçak çekip mağduru ve tanıkları yaralamaya çalıştığı, olayın meydana geldiği Denizli ilinde mart ayı itibariyle güneşin 18.10 sularında battığı da dikkate alındığında; yağmaya teşebbüs suçunun, işyerinde birden fazla kişi ile ve silahla meydana geldiği olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (d) bendi yerine, koşulları bulunmadığı halde (h) bendine yer verilmesi,
2)Uygulamaya göre de; TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3)Olayların başından itibaren 1 adet birayı zorla almaya yönelik sanıkların kastı dikkate alındığında haklarında TCK'nin 150/2. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
4)Sanıklar hakkında TCK'nin 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması
5-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nin 326/2. maddesine aykırı olarak "Eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 10/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.