İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin (a), (e) bentleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2019/1804 Esas, 2020/898 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz Sebebi

1. Kamera kayıtları temin edilmeden karar verildiğine,

2. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "...Sanığın tevil yollu ikrarı, olay tutanağı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin bozma kararı ile mağdur beyanı dikkate alındığında sanığın mağdureyi bıçakla tehdit ederek rızasını ve zilyetlikten doğan tasarruf olanağını ortadan kaldırmak sureti ile mağdurun altın kolyesini, altın bilekliğini ve 700 TL parasını zorla aldığı, her ne kadar bunların mağdur tarafından kendisine verildiğini savunmakta ise de, bu savunma hayatın olağan akışına aykırı olup ayrıca sanık yakalandığında altın bileklik ve 350 TL paranın sanığın iç çamaşırında saklanmış vaziyette ele geçtiği, mağdurdan aldığı eşya ve parayı iç çamaşırına saklamış olmasının savunmasının doğru olmadığını gösterdiği ve bu şekilde üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği..." kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur.

3. Sanık savunması katılan ... tarafından doğrulanmamıştır.

4. Sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 15.11.2017 tarihli rapora göre, katılan ...'ın beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Katılan ... Varol'un aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımlar, sanık savunması, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre sanığa yüklenen suçun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2019/1804 Esas, 2020/898 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.