Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 2019/1526 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, mağdura yönelik eylemi ile üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cinsel amaçla çocuğun hürriyetinden yoksun kılınması suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/154 Esas ve 2019/263 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdura yönelik çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.

3. İlgili kararın, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/105 Esas ve 2020/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mağdura yönelik çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik verilen kararların kaldırılması ile sanığın, çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

1.Sanık müdafinin temyiz istemi sanığın mağdurun yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düşmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanığın mağdurun yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düşmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, olay tarihinde 15 yaşından küçük mağdurun 04.09.2016 tarihinde ailelerin rızasıyla ve düğünü de yapılmak suretiyle sanıkla gayri resmi olarak evlendiği, mağdurun evlendiği tarihten bir hafta sonra sanıkla cinsel ilişkiye girdiği, yaklaşık dört ay kadar sanıkla gayri resmi olarak evli kaldığı, evli kaldığı dönem içerisinde sanıkla rızasıyla birden çok kez cinsel ilişkiye girdiği iddiasına ilişkindir.

2. Mağdurun hastahanede doğduğuna ilişkin evraklar ile Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nin 14.04.2018 tarihli raporu dosyada mevcuttur.

1. Yargıtay Cumhuriyet savcısının tarafların resmi nikah kıymadıklarından mağdurun nufüs cüzdanının görülmesinin olanaklı olmadığı, sanığın bu yöndeki savunmasının aksini kanıtlayacak nitelikte yeterli delil bulunmadığı ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken bu hususların gözetilmediğine yönelik Tebliğname görüşü yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile, mağdurun olay tarihinde 15 yaşından küçük olması ve rıza açıklama ehliyetinin bulunmaması nedeni ile sanığın mağdur ile önceden tanıştığı dikkate alındığında mağdurun yaşı hususunda kaçınılmaz hataya düştüğü söylenemeyeceğinden, mağdura karşı, atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin sübuta ilişkin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Savcısının Tebliğnamedeki bu yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

2. Sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yönünden;
Mağdurun tanık R.A'nın amcasının torunu, sanığın ise tanık R.A'nın eşinin amcasının torunu olması, Adana ilinde ikamet etmekte olan mağdurun yaz aylarında ailesi ile birlikte Üçkapılı köyü yaylasına gitmesi ve sanığın da mağduru daha önceden tanıması, sanığın mağdur ile evlenmek istediğini R.A ile mağdurun babasına ilettiğinde kızının küçük olduğuna, ilk başta evlenmelerini kabul etmediğine dair mağdurun beyanı, sanığın mağdurun yaşının küçük olması nedeni ile resmi nikah kıyamadığına dair savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın mağdurun yaşını bilmemesine imkan bulunmadığı yönündeki mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/105 Esas ve 2020/113 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.