Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Covid-19 salgını nedeniyle 26 Mart 2020 tarih ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanunun geçici madde 1 hükmü uyarınca 22.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durmasına karar verilmesi sebebiyle, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.05.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2017/213 Esas, 2019/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, aynı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2019/857 Esas, 2020/645 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın mahkûmiyetini gerektirir delil bulunmadığına,
2. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesince beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin eyleminin taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan yaralama eylemi olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve mağdurun olay tarihinde ilk kez tanıştıkları, buluşmazdan evvel telefonla birden fazla kez görüşme yaptıkları, saat 23.20 sıralarında buluşmalarını müteakip birlikte Saruhanlı ilçesine bağlı Hacırahmanlı Mahallesi civarındaki bir bağ evine gittikleri, burada bir müddet zaman geçirdikten sonra sanık ...'ın mağduru darp etmeye başladığı, tekme ve yumruklarla vurarak mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, mağdurun üzerinde bulunan 100 TL para ile Samsung Galaxy J5 marka cep telefonunu zorla aldığı, aynı şekilde mağdurun cüzdanını alan sanığın, cüzdan içerisindeki banka kartlarını da kırdığı mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Bunun yanında, mağduru polise gitmesi halinde yok edeceğini söyleyerek tehdit ettiği, mağdurun kendisini şikâyet etmesi halinde kendisini suçlamalardan kurtarmak amacıyla, suça konu cep telefonunun kendisine satılmış olduğu yönünde düzenlenmiş olan bir belgeyi mağdura zorla imzalattırdığının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Mağdur ... soruşturma aşamasında verdiği ifadelerde, sanık ve meçhul bir şahıs tarafından kaçırılarak yağmalandığını beyan etmesine rağmen, kovuşturma aşamasında sanık ile aralarında telefon satımına ilişkin bir olay sebebiyle tartışma yaşandığını bu sebeple sinirlenerek sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
3. Müşteki ... soruşturma aşamasında verdiği ifadede özetle, "amcam ...'a telefonumu kullanması için hediye ettim ... 29.11.2016 günü amcasını darp ederek telefonumu gasp eden şahıs veya şahıslardan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Sanık hakkında açılmış olan davalara ilişkin çıktılar dosyada mevcuttur.
6. ...'ın telefonu sattığına ilişkin el yazısı ile yazılmış belge, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını gösterir adli rapor, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen bilgi ve belgeler ve şüphelinin cezaevinde olması sebebiyle temin edilen fotoğrafları üzerinden savcılık tarafından yaptırılan teşhis tutanağı dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Mağdur ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanları ile, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan iletişimin tespitine ilişkin belgeler dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2019/857 Esas, 2020/645 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.