Esastan ret
Taraflar arasındaki temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmazları 21.06.2007 tarihinde satış vaadi sözleşmesi ile ... Ltd. Şirketinden satın alıp üzerine villa yapılması hususunda anlaştıklarını, 2 adet villanın müvekkillerine 2008 yılında teslim edildiğini, ancak tapuda devir işleminin yapılmadığını, taşınmazların icra yolu ile Türkiye İş Bankasına devredildikten sonra müvekkillerine tahliye emri gönderildiğini, villaların değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına temliken tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, temliken tescil koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda TMK'nın 724 üncü maddesindeki temliken tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvurusunda, dava konusu taşınmazların ... 'dan harici sözleşme ile satın alındığını, üzerine bir adet konuk evi ve villa yaptırıldığını, bu imalatların ipoteğe konu olmadığını, davalı bankanın bu imalatlar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ipoteğin devir ve tesis tarihinde arsalardan daha değerli olan villaların mevcut olmadığını, bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ... takdiri aşamasında villaları gördüğünü, taşınmazları villalar da dahil olarak davalıya sattığını, villalara ödenen bedelin arazinin çok üzerinde olduğunu, temliken tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 21.06.2007 tarihinde yaptıkları satış vaadi sözleşmesinden önce dava konusu taşınmazlara 10.04.2007 tarihinde Türkiye İş Bankası A.Ş. lehine ipotek konulduğu, haricen satın alınan taşınmazın ipotekli olduğunun alıcı davacılar tarafından basit bir araştırma ile öğrenilebilir olduğu, dolayısıyla yapılan villaların bulunduğu arsayı haricen satın almış olsalar da, yaşanan hukuki süreçte arsanın üzerine bina yapmakta iyi niyetli olduklarının kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporları ile zemin üzerindeki yapıların değerinin arazi değerinden daha düşük olduğunun belirlendiği belirtilerek; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü, 684 üncü, 718 inci, 722 nci, 723 üncü ve 724 üncü maddeleri
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.