Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal taleplerinin kabulüne, tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili vekil edenin dava konusu 5865 parsel sayılı taşınmazın maliki olup davalılardan ...’in ise komşu 5864 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların haksız biçimde taşınmazlar arasındaki sınırı aşarak müvekkilinin 5865 parsel sayılı taşınmazına müdahalede bulunup anılan taşınmazın bir kısmına asma ağaçları dikerek yetiştirdiğini, ayrıca bu tecavüzlü ağaçların davalılar tarafından sulanması neticesinde ağaçlara yakın mahalde bulunan vekil edenine ait ahır ve ahır içindeki saman balyalarının sızan sulardan zarar gördüğünü, davalılara yapılan uyarıların sonuçsuz kaldığını açıklayarak davalıların, müvekkilinin 5865 parsel sayılı taşınmazına vaki haksız elatmalarının önlenmesini, tecavüzlü ağaçların kal’ini ve haksız müdahale neticesinde vekil edeninin zarar gören ahır ve saman balyaları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan keşifte ve yapılan ölçümlerde, davacının 5865 nolu parselinde bulunan ve müştemilatının arkasındaki 5864 nolu parsel kısmında alana davalılar tarafından bahçe yapılarak üzüm bağı ve fidan dikildiği, bu alanın zaman zaman davalılar tarafından sulandığı, bu alanın içerisindeki Kadastro Bilirkişi raporunda gösterilen krokideki ağaçların bulunduğu 11 metre kare yerin davacının parseline ait olduğu ve bu alanı davalıların kullandığının, ayrıca 11 metrekarelik alanda bulunan 5 adet üzüm ağacı, 1 adet kivi ağacı ve 1 adet gülün de davacının taşınmazına tecavüzlü olduğunun anlaşılması ancak davacının, davalıların sulama yapması nedeniyle müştemilatında ve samanlarında zarar meydana geldiğini iddia etmesine karşın Mahkemece yapılan keşif sırasında zarara ilişkin bir tespitin bulunmaması ve davacı tarafından da zararını gösterir bir delil sunulmaması şeklindeki gerekçelerle, davacının müdahalenin men'ine yönelik talebinin kabulü ile, davalıların, 5865 nolu parselde kayıtlı taşınmazına yönelik müdahalesinin önlenmesine, davacının 5865 nolu parselde bulunan davalılar ... ve ...'e ait bitkilerin kaldırılmasına yönelik davasının kabulüne, davacının ahır ve samanlarında meydana gelen zarar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmazda mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal yönünden kabul kararı verilmiş ise de hüküm incelendiğinde infazı kabil olmayacak şekilde " davacının müdahalenin men'ine yönelik talebinin kabulü ile, davalıların, 5865 nolu parselde kayıtlı taşınmazına yönelik müdahalesinin önlenmesine”, “davacının 5865 nolu parselde bulunan davalılar ... ve ...'e ait bitkilerin kaldırılmasına yönelik davasının kabulüne” denilmekle yetinildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan, tecavüzlü alanları ve miktarı gösterir rapor belirtilmemiştir. Açıklanan hususlar hatalı olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. bendinde "Davacının müdahalenin men'ine yönelik talebinin kabulü ile, davalıların, davacıya ait Isparta ili, Senirkent İlçesi, Yassıören Köyü, 5865 nolu parselde kayıtlı taşınmazına yönelik müdahalesinin önlenmesine" ifadesinden sonra gelmek üzere hükme "15.10.2014 tanzim ve 17.10.2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve eki krokinin kararın eki sayılmasına" ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.