Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, vekil edenine ait 5 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından 2012 yılı başlarından 2013 yılı Ağustos ayı sonlarına kadar haksız olarak kullanıldığını belirterek, 22 ay için toplam 8.800 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 8.800 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacının tam malik olduğu dava konusu arsa nitelikli 348 ada 22 parsel sayılı taşınmazda zemin ve üzerinde 3 katlı apartman bulunduğu, 5 nolu bölümün davalı tarafından haklı bir sebep olmadan kullanıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre kira geliri üzerinden ecrimisil talebi olduğu takdirde; çekişmeye konu taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Dosya kapsamında yapılan keşif sonucu alınan kök ve ek raporda 01.07.2011 ile 30.04.2013 tarihleri arası için hesap yapıldığı, dava tarihi itibarıyla taşınmazın rayiç kira bedelinin aylık 400 TL olduğu belirtilerek sonuca gidildiği ve toplam 9.329,20 TL ecrimisil bedeli belirlendiği ve Mahkemece gerekçede toplam 22 ay için 9.329,20 TL belirlenmiş ise de, dava dilekçesinde davalının taşınmazda 2012 yılı Ocak ayı ile 2013 yılı Ağustos ayı arası talep edilen aylara ilişkin talebi ile bağlı kalınarak dava tarihine kadar talep edilebilecek ecrimisil tutarının bu hesaba göre 8.800 TL olduğu belirtilerek, bu bedele hükmedildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere Mahkemece hükmedilen ecrimisil bedelinin denetime elverişli bir şekilde belirlendiğini söyleme imkanı yoktur.
Az yukarıda belirtilen ilkede açıklandığı üzere, öncelikle talep doğrultusunda ilk dönem için rayiç bedel belirlenip sonraki ilerleyen yıllara ÜFE artış oranı yansıtılarak ecrimisil belirlemesi yapılması gerekirken, denetime elverişli olmayacak şekilde yapılan hesap ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
O halde; Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda hesaplama yapılması, Yargıtay ve Daire uygulamalarına uygun olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.