Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2015/263 Esas, 2017/60 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar, mirasbırakanları ... adına kayıtlı 113 ada 72 ve 111 ada 61 parsel sayılı taşınmazların yaklaşık 15-16 yıldır davalılar tarafından kullanıldığını, 4-5 yıldır taşınmazları terk etmelerini istemelerine rağmen kullanımlarına devam ettiklerini belirterek, davalıların elatmasının önlenmesini ve dava tarihinden geriye 5 yıl için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 3.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazların davacı ... tarafından davalı ...’e haricen satıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalılar tarafından dava konusu 113 ada 72 parsel ile 185 ada 31 parsel numaralı taşınmazlara yapılan elatmanın önlenmesine ve ecrimisil talebinin reddine dair verilen karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazların yargılama sırasında 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplulaştırmaya tabi tutulduğu, parsel numaralarının değiştiği, 111 ada 61 parselin müstakilen 185 ada 31 parsel, 113 ada 72 parselin müstakilen 199 ada 6 parsel olarak tapuya tescil edildiği gözetilmeden 113 ada 72 parsel yönünden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeni ada parsel numarası belirtilerek davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıda belirtilen bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince toplulaştırma sonucu yeni oluşan parsel numarasının hükümde belirtilmesinin düşünülmesi doğrudur. Ne var ki; Bölge Adliye Mahkemesi yeni parsel numarasını belirtirken maddi hata yapmıştır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HMK 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 3-a bendinde geçen “111 ada 61 (eski 185 ada 31)” ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “185 ada 31 (eski 111 ada 61)” ifadesinin eklenmesine, HMK’nin 370. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.