Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olması nazara alınarak; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından dosyada mevcut Kurtuluş ... Hizmetleri A.Ş. ile yapılmış sözleşmenin mahiyetinin ve hangi tarihler arasında geçerli olduğunun ilgili kurumdan sorulması, 01/06/2005 tarihinden sonra işlem yapılan çek örneklerinin ilgili bankalardan getirtilip incelenmesi ve bu çeklerin son cirantaları ile keşidecilerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.