İstinaf başvurusunun esastan reddine dair

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 ... Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 ... Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/13 ... Kararıyla sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 ... Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun (5237 ... Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/2244 Esas ve 2017/2102 ... Kararıyla, sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.10.2021 tarihli ve temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık vasisinin temyiz istemi özet olarak,
1. 7188 ... Kanun ile getirilen kanuni değişiklik kapsamında karara itiraz edildiğine,

2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık vasisinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği anlaşıldığından, ret isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık vasisinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;

1. Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, 5237 ... Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
2. 5237 ... Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca paylaşım sayısı dikkate alınarak alt sınırdan artırım yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

3. Zincirleme suç hükümleri kapsamında sanığın Facebook hesabında propaganda nitelikli son paylaşımda bulunduğu tarihte teselsülün kesileceği, bu itibarla suç tarihinin "08.12.2016" olduğu gözetilmeksizin, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinden 08.12.2016 tarihli son paylaşımın hükme esas alındığı anlaşılmasına rağmen, gerekçede söz konusu paylaşımın tarihinin "29 Ekim 2016" şeklinde yazılması, yine suç tarihinin İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "29.10.2016 ve öncesi" şeklinde, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında ise “22.02.2017” şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünüde açıklanan nedenlerle, sanık vasisinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/2244 Esas, 2017/2102 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.