Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde;12.12.2009 tarihinde, davacının sevk ve idaresinde bulunan aracı ile tren raylarının bulunduğu hemzemin geçitten geçerken trenle çarpışması sonucu yaralanarak malul kaldığını, geçici iş göremezliğinin bulunduğunu, uzun süre tedavi gördüğünü, kazanın hemzemin geçitte herhangi bir uyarı ışığı, bariyer ve benzeri engelleyici bir önlem olmaması nedeniyle meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 18.04.2018 tarihli ara karar doğrultusunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi gereğince ... Taşımacılık A,Ş'yi davaya dahil etmiştir.

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davalı idarenin kazanın meydana geldiği demir yollarını kesen bir yolunun bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; eldeki uyuşmazlıkta idari yargı görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, treni kullanan makinistin Cer Servis Müdürlüğü Taşımacılık A.Ş bünyesine geçtiğini, iş bu davanın ... Taşımacılık A.Ş'ye karşı açılması gerektiğini, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş bir bedel olduğunu, faiz isteminin haksız olduğunu, kaza nedeniyle trende demir yolunda meydana gelen zararın tazminattan mahsubu gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Taşımacılık A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 14.06.2016 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, 01.01.2017 tarihinden itibaren fiilen faaliyetlerine başladığını, kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun bulunmadığını, ... Taşımacılık A.Ş'ye devredilmiş olan personel ile cer, yük ve yolcu taşımalarıyla ilgili hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlar ve bunlarla ilgili her türlü diğer araç gereç ve cihazlara ilişkin olarak ... leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış takiplerde ... Taşımacılık A.Ş'nin kendiliğinden taraf sıfatını kazanacağını, davacının yaralanmasına sebep olan kazanın kanunda ifade edilen "lokomotif ve vagonlar ile ilgili olarak ... tarafından yapılmış iş ve işlemler" kapsamında olmadığını, bu nedenle davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirketin veya personelinin herhangi bir kusur veya ihmalinin bulunmadığını, demir yolu araçlarının geçiş üstünlüğü olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, istenebilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un (6461 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi ile ...'ye ait personel kadro ve pozisyonlarıyla araç, gereç ve cihazlar ise hak, alacak, borç ve yükümlükleriyle birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın ... Taşımacılık A.Ş.'ye devredildiği ve devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili ...'ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde ... Taşımacılık A.Ş. taraf olduğunun düzenlendiği, ... leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde ... Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazandığı, maddenin yürürlüğe girmesinden önce ... tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davaların ... Taşımacılık A.Ş.'ye yöneltileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle davalı ...'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine; kusura ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davalılar ... Taşımacılık A.Ş ve ... açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın davalıların kusuru nedeniyle meydana geldiğini, alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davalı ...'nin de sorumluluğunun bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karara dayanak alınan raporun soruşturma kapsamında alındığını, emniyet ve ışıklandırma sisteminin olup olmadığı ile ilgili değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, ...'nin ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının sevk ve idaresindeki aracın hemzemin geçitte trenle karıştığı kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110'uncu maddesi, 6461 Sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun.

1. 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6461 sayılı Kanun'la Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün demiryolu altyapı işletmecisi olarak yapılandırılmasını, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık Anonim Şirketi adıyla demiryolu tren işletmecisi olarak bir şirket kurulmasını, demiryolu altyapı işletmecisi ve demiryolu tren işletmecisinin hukuki ve mali yapıları, faaliyetleri ve personeline ilişkin hükümler ile ilgili diğer hususların düzenlenmesini sağlamak amaçlanmış ve Kanun'da gösterilen ... Taşımacılık A.Ş., 17.06.2016 tarih, 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.

6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin (a) bendinde, davalı şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Geçici 1 inci maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili ...’ce taraf alınan işlem ve sözleşmelerde davalı şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” ... tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, davalı ... Taşımacılık A.Ş.’nin tüzel kişilik kazandığı tarihten önceki döneme ilişkin 6461 sayılı Kanun’dan doğan sorumluluğu, söz konusu Geçici 1 inci maddenin (a) bendine göre devredilen personelin kadro ve pozisyonlarıyla ve araç, gereç ve cihazlarla ilgili olarak ...’ce gerçekleştirilmiş olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan hak, alacak, borç ve yükümlülüklerle sınırlı olup Borçlar Kanunu 49 ve devamı maddeler bağlamında haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk hali ise 1 inci maddenin (b) bendi kapsamında değildir.

Somut olayda, dava davalı ... hasım gösterilmek suretiyle açılmış, Mahkemece ... Taşımacılık A.Ş.'nin anılan Kanun uyarınca kendiliğinden taraf sıfatı kazandığından bahisle davaya dahil edilmesine karar verilmiş, yapılan yargılama sonucunda özetlendiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davaya konu tren kazası 12.12.2009 tarihinde meydana geldiğinden bu tarihte yürürlükte olmayan 6461 sayılı Kanun uyarınca kurulan ... Taşımacılık A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceği, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunun söz konusu olabileceğinin kabulü ile bu davalı yönünden de işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.