Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08/05/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Şirket bünyesinde 01/11/1995 - 24/01/2014 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 02/08/2008 - 31/05/2009 tarihleri arasında alt işveren sigortalısı olarak gösterildiğini, ancak davalı Şirkette aralıksız ve sürekli olarak çalıştığını, davacının net 1.400,00 TL. ücret aldığını ve ücretinin bankadan ödendiğini, aylık 200,00 TL. yol, 130,00 TL. yemek ücreti verildiğini, 12/24 çalışma esası uygulandığını, haftalık 60 saat çalışıldığını, sadece yarım saat ara dinlenmesi olduğunu, fazla mesai yaptığı gibi, dini ve milli bayramlarda da çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını, 24/01/2009 - 24/01/2014 dönemine ait fazla çalışma, dini ve milli bayram ücretleri ile yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiğini, maaşların son dönemde eksik, gecikmeli ve parçalar halinde ödenmeye başlandığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmediğini, davalı işverenin davacıya tazminat ve alacaklarını ödememek için çeşitli yollara başvurduğunu ve 24/01/2014 tarihinde, akşam mesai bitiminde gerekçesiz olarak, artık işe gelmemesinin ve işine son verildiğinin söylendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının talep konusu ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, iş akdinin emeklilik nedeniyle kendi rızası ile sona erdiğini, bu nedenle ihbar tazminatına hak kazanamadığını, kıdem tazminatının ise eksiksiz olarak ödendiğini, davacı ile yapılan sulh sözleşmesi ve mutabakatname de işe giriş ve işten ayrılış tarihi, çıplak ücret tutarı ve sağlanan ek menfaatlerinin türü, sayısı ve miktarının belirlendiğini, davacının mutabakatnameyi ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını ve buna uygun olarak davacıya kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti dahil toplam 10.799,78 TL. ödeme yapıldığını, davacının fazla mesai ve bayram genel tatil ücreti ile yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının 29/01/2014 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, bu tahsis talep dilekçesine istinaden ...'ca yaşlılık aylığının bağlandığı, dinlenen tanık beyanları, dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiği anlaşıldığından kıdem tazminatına hak kazandığı, iş sözleşmesinin sona eriş nedenine göre ihbar tazminatı talep hakkının olmadığı, dosyaya 24/02/2014 tarihli ibra sözleşmesi sunularak işveren vekilince davacının müvekkili ibra ettiği savunulmuş ise de 6098 sayılı TBK'nın 420.maddesinde düzenlenen ibranamenin geçerlilik koşullarına uyulmadığından dosyaya sunulan ibranamenin dava konusu yapılan alacakları sona erdirici etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici ve özellikle 24.02.2014 tarihli ibranamenin düzenleme tarihi itibarıyla iş sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık süre geçmediğinin anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Uyuşmazlık konusu ulusal bayram ve genel tatil alacağı bilirkişi tarafından kayda dayalı ve varsayımsal olarak iki kısım üzerinden hesaplanmıştır. Bilirkişinin nöbet çizelgelerine ilişkin döneme yönelik hesabı yerindedir. Ancak 2009-2010 yıllarının hesabı tamamen varsayıma dayalı olup, bu yıllara ilişkin genel tatil çalışması yaptığı hesaplanabilir şekilde belirlenememektedir.
Bu nedenle, davacının kabul edilebilir ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı net 652,78 TL. olup, bu miktarlara hükmedilmesi gerekirken bu husustaki açıklamalara göre taleple bağlı kalınarak net 800,00 TL. alacağa hükmedilmesi hatalıdır.

3-Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, hüküm altına alınan yıllık ücretli izin alacağının dava dilekçesi ile istenen miktarı bakımından dava, ıslah ile artırılan miktarı bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinden ibarettir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesin 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.