ÇOCUK: ...

SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

Ceza verilmesine yer olmadığına, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, TCK'nın 57/1. maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi alınmasına

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Mala Zarar Verme ve İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 151/1,31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, zamanaşımını en son kesen işlem olan suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 22.04.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde, varsa azalmanın önemli derecede olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden kuşkuya yer bırakmayacak biçimde rapor aldırılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, suç tarihinden önce başka bir dosya için alınan rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.