İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/51 Esas, 2020/312 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/418 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.06.2022 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,

Sanık hakkında tanıkların dinlenmesi ve teşhis yaptırılması gereği ile ardışık aramaya ilişkin HTS kayıtlarının celp edilmesi istemiyle beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde hakkında herhangi bir delil bulunmayan, ByLock programını kullanmayan, Bank ... hesabı bulunmayan, kod adı kullandığına dair iddia mevcut olmayan, Konya-Şırnak-Sakarya Emniyet Müdürlüklerinin cevabi yazılarından sanığın adının ardışık arama kayıtlarında geçmediği anlaşılan, soruşturma aşamasında dinlenen tanığın firari olması sebebiyle kovuşturma aşamasında dinlenemediği dosyanın tek tanığı olan bu tanığın beyanlarının başka bir tanık beyanıyla doğrulanamaması sebebiyle işbu tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesi neticesinde, savunmasının aksine delil bulunmayan sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden ve isnat edilen suç sübut bulmadığından 5237 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Konya-Şırnak-Sakarya Emniyet Müdürlüklerinin cevabi yazılarından sanığın adının ardışık arama kayıtlarında geçmediğine dair yazı cevabı yeterli görülmekle tebliğnamedeki buna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; ilgili birimlerden ayrıntılı veri inceleme raporunun getirtilmesiyle veri inceleme raporunda adı geçen kişilerin kimlik bilgilerinin araştırılarak bu kişilerin duruşmaya usulüne uygun biçimde davetiyle tanık sıfatıyla dinlenmeleri, firari olması sebebiyle dinlenemediği belirtilen tanık Ünal Kuzey'in etraflıca araştırılması ve ifadesinde adı geçen

mahrem imam ... ile birlikte tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, adı geçen kişilerin soruşturma dosyalarının getirtilmesi ile tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraati yönünde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/418 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.