Esastan ret

Taraflar arasındaki TÜRK PATENT Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından "HABER AKTÜEL" ibareli markanın tescili talebiyle 2013/81032 sayılı başvuruda bulunulduğunu, Resmî Marka Bülteninde 09,16,35,38,41 ve 42. sınıflar açısından geçerli olacak şekilde yayınlandığını, ancak yapılan itirazlar neticesinde, başvurularının, Turkuaz Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş.’ye ait “... AKTÜEL” ve “a aktüel” ibareli markalar ile AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait “aktüel” markasına dayanılarak kısmen reddedildiğini, bu ... kısmi red kararına karşı da müvekkilinin itirazlarının reddedildiğini, 2015-M-11784 sayılı kararın hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin markası ile kısmi ret sebebi olarak gösterilen markalar arasında benzerlik bulunmadığını, görsel farklılıkların olduğunu, müvekkili markasının “Haber” ve “Aktüel” ibarelerini birlikte kullanmak suretiyle bir bütün halinde “Haber Aktüel” şeklinde ... oluşturulmuş seri marka olduğunu, redde gerekçe gösterilen markalardan biri olan “Aktüel” markasında kullanılan “aktüel” ibaresinin genel bir tabir olduğunu, ayırt etme gücünün zayıf olduğunu, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, markanın bütün olarak bıraktığı izlenimin nazara alındığında ortalama seviyedeki bir tüketicinin dava konusu markaları karıştırmasının mümkün olmadığını ileri sürerek TÜRK PATENT YİDK’in 2015-M-11784 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, birleşen davanın dilekçesinde, asıl davaya konu iddialarla ile TÜRK PATENT YİDK’in 2015-M-11784 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının verildiği tarihte 2006/50980 ve 2009/26175 no.lu markalar, müvekkilinin üzerinde olsa da sonradan 2009/26175 no.lu markanın dava dışı Turkuvaz ... Asır TV Prodüksiyon A.Ş.'ye devredildiğini, Turkuvaz ... Asır şirketi davada taraf gösterilmediği için bu markanın reddettirdiği mal ve hizmetler bakımından davacının bir iddiasının bulunmadığının anlaşıldığını, reddedilen o kısımlar bakımından davacı markasının kesinleştiği sonucunun çıktığını, karşılaştırılan markaların esas unsurunun “AKTÜEL” ibaresi olduğunu, davaya konu markada yer ... “haber” ibaresinin tescil edilmek istenen mal ve hizmet cinsini, vasfını bildirdiğini ve tali unsur olduğunu, markalar arasındaki benzerlik şartının somut olayda sağlandığını, reddedilen sınıflar açısından tüketicilerin iltibasa düşebileceğini, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu başvurunun "Haber Aktüel" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 09,16,35,38,41,42. sınıftaki -kararda sayılı- mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "aktüel", "... AKTÜEL", "a aktüel" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 16,41. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacı marka başvurusu kapsamında reddedilen çekişme konusu 16/01,02,03,05,06,07 ve 41/01,02,03,04,06,07,08 alt gruplarındaki mal ve hizmetler bakımından markaların emtia listeleri aynı/aynı tür mal ve hizmetlerden oluştuğu, davacı marka başvurusu kapsamında reddedilen “09/03 ile davalı markasının kapsadığı 16/07; 41/07 ile 09; 16/04 ile 16/05 ve 41/04; 41/05 ile 41/06 ve 41/07 mal ve hizmetlerinin birbiri ile örtüşen mal ve hizmetler olduğu, davacı marka başvurusu kapsamında aynı/aynı tür ve benzer addedilen 09 ve 16. sınıflardaki malların satışına ilişkin 35/06 alt gruplardaki hizmetlerin de benzer ve ilişkili hizmetler olduğu, marka işaretlerinin kapsamındaki mal ve hizmetler arasındaki ayniyet veya benzerlik arttıkça, marka işaretleri arasındaki düşük derecedeki benzerliğe rağmen, markalar arasındaki benzerlikler ön plana çıkarak markalar arasındaki iltibas tehlikesinin arttığı, davacı taraf her ne kadar AKTÜEL kelimesinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu ileri sürmüşse de, “güncel” anlamına gelen AKTÜEL kelimesinin 16 ve 41. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler bakımından çağrışımsal etkisi yüksek bir ibare olsa da, zayıf bir marka işareti olarak asgari korumayı haiz olduğu, hükümsüz kılınmadıkça hukuken koruma altında olacağı, bu ibarenin aynı mal ve hizmetler üzerinde 3. kişiler tarafından markasal kullanımının mümkün olmadığı, nitekim AKKON AKILLI İPLİK ve BROWNİ markalarına ilişkin emsal kararların da bu yönde olduğu, öte yandan davacı markasında "AKTÜEL" ibaresi 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi anlamında açıklayıcı bir unsur olarak kullanılmadığından bu kullanımın markasal kullanım olduğu, zira "HABER AKTÜEL" olarak bilinen bir emtia türü bulunmadığı, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların AKTÜEL ibaresi kaynaklı ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, HABER AKTÜEL ibareli davacı marka başvurusu ile AKTÜEL ibareli davalı markasının 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde markalar arasında karıştırma ihtimali bulunduğu kanaatine varıldığı, davacının 2013/81032 sayılı HABER AKTÜEL ibareli marka başvurusu ile 2006/50980 sayılı AKTÜEL ibareli davalı markası arasında benzerlik ve seri marka imajı bulunduğu; -kararda sayılı- çekişme konusu 09., 16.,41. sınıf bakımından, markaların emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer olduğu ve markalar arasında mal/hizmetler itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, başvurunun bu sınıflarda reddine ilişkin YİDK kararının yerinde olduğu, davalı markasının tanınmış olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aynı heyetten iki rapor alındığını, ilk raporda yalnızca taraf ehliyeti ve 38. sınıf yönünden inceleme yapıldığını, raporda, dava dışı AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik San. ve Tic. A.Ş.’ye ait "aktüel" markası mesnet alınarak 38. sınıf için verilen kararın hukuken yok hükmünde olduğu ortaya konmuş olmasına rağmen yine aynı heyet tarafından oluşturulan ikinci raporda, bu hususun irdelenmediğini, gerekçeli kararda da 38. sınıf yönünden inceleme yapılmadığını, her ne kadar emsal niteliği haiz olmayan kararlarla "aktüel" kelimesinin herkes tarafından kullanılabilecek bir marka olmadığı belirlenmişse de Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi tarafından “Actual Quality” markasına istinaden yapılan başvurunun, ilgili markanın ayırt edici özelliklere sahip olmaması nedeniyle tüm sınıflar yönünden reddedildiğini, müvekkil şirketin başvurusuna karşı itirazda bulunan davalı markalarının "a aktüel" ve "... aktüel" ibarelerinden oluştuğunu, söz konusu markalarla müvekkil şirket başvurusuna konu marka arasında benzerlik olmadığını, yargıya taşınmış diğer bir kısım uyuşmazlıklarda "a aktüel” markasının esas unsurunun, davalının seri marka oluşturmasını sağlayan “a” harfi olduğunu, dava dışı AKS şirketi tarafından tescil edilen “Aktüel” markasının esaslı unsurunun "aktüel" olduğunun kabulü halinde yine 41. sınıfta tescilli “... Aktüel” markasının “aktüel” markası varken tescil edilmiş olmasının dayanağının anlaşılamadığını, ... Aktüel markası tescil edilirken “aktüel” markasının bir iltibas nedeni olarak gösterilmediği halde “HABER AKTÜEL” markasının tescili talebinde “Aktüel” markasının ret sebebi olarak gösterilmesinin idarenin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, aktüel kelimesini mündemiç 16., 38. ve 41. sınıflarda tescilli onlarca marka olduğu halde müvekkili marka başvurusunun bunlardan ayrık tutulmasının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Haber Aktüel" ibareli başvuru ile redde mesnet 2006/50980 sayılı "AKTÜEL" asıl unsurlu marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira söz konusu markaların asli unsurunun "aktüel" ibaresinde oluştuğu ve dava konusu başvuruda farklı olarak yer verilen "haber" ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığı, her ne kadar "aktüel" ibaresinin ayırt edici olmadığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/8410 E., 2016/2724 K. ve 2020/561 E., 2020/4338 K. sayılı ilamlarında belirtildiği üzere anılan ibarenin ayırt edici niteliğinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça, başvuru kapsamından çıkarılan 38. sınıf hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmüş ise de esasen 38. sınıf hizmetlerin Markalar Dairesi Başkanlığının 10.12.2013 tarihli kararı ile 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca başvuru kapsamından çıkarıldığı, bu karara karşı davacı tarafça yapılan itirazın da YİDK'in 2014-M-8968 sayılı kararıyla reddedildiği, kalan mal ve hizmetler yönünden başvurunun ilanına davalı şirketin, 2006/50980 ve 2009/26175 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığının 25.08.2014 tarihli kararı ile bu itiraz yerinde görülerek 16. ve 41. sınıfta yer ... bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığı, dava dışı AKS AŞ'nin itirazı üzerine de 38. sınıf hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, ancak 38. sınıf hizmetler zaten daha önce başvuru kapsamından çıkarıldığı, dolayısıyla bu hizmetlerin mükerrer olarak başvuru kapsamından çıkarıldıkları, bu durumun dosya kapsamına alınan 24.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı ve davacının buna rağmen AKS A.Ş.'ye husumet yönelterek bir dava açmadığı, dolayısıyla eldeki davanın konusunu yalnızca davalı şirketin itirazı üzerine başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin oluşturduğu, 38. sınıf hizmetler davalı şirketin itirazı üzerine çıkarılan hizmetler olmadığından ve yukarıda belirtildiği üzere bu hizmetlerin ikinci defa marka başvurusundan çıkarılması mümkün olmadığından, mahkemece 38. sınıf hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine redde mesnet 2009/26175 sayılı marka, dava sırasında davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilmiş ve marka devredilen şirket davada yer almamış ise de, 2009/26175 sayılı markanın kapsamında yer ... tüm mal ve hizmetlerin davalı şirkete ait 2006/50980 sayılı markanın kapsamında da yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı yalnız davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, buna göre istinaf edenin sıfatı ve 2009/26175 sayılı markanın kapsamında yer ... mal ve hizmetlerin tamamının davalı şirkete ait 2006/50980 sayılı markanın kapsamında yer alması nedeniyle, 2009/26175 sayılı markanın devredildiği şirkete husumet yöneltilmemesinin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ayrıca bir kısım itiraz sebeplerinin kararda değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Asıl ve birleşen davalar, davacı marka başvurusuna yapılan itiraz sonucu, davacı marka başvurunun kısmen reddine dair kararın iptali talebine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen dosyalar davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.