Esastan ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "NETCAD" isimli bilgisayar yazılımının lisans hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, 5846 sayılı Fikri ve Sınai Haklar Kanunu (5846 sayılı Kanun) uyarınca ... sahibi
olduğunu, Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/53 D. İş dosyasında yapılan keşif sonucunda düzenlenen 15.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalılara ait bilgisayarda, mali hakları müvekkili şirkete ait olan NETCAD 5.1 yazılımı ile bir kısım modüllerin kurulu ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin yazılımının davalılarca izinsiz kullanıldığını, Orhaneli Cumhuriyet Başsavcılığında 2017/1135 sayı ile soruşturmanın yürütüldüğünü ileri sürerek, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca şimdilik 16.000,00 TL’nin 15.12.2017 tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 115.496,10 TL'ye yükseltmiştir.
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının olduğunu, tespit dosyasına itiraz ettiklerini ve kesinleşmediğini, müvekkili şirketin davacının yazılımlarını izinsiz çoğaltmadığını, haksız kazanç elde etmediğini, reeskont faizi talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, tespit davasının kesinleşmediğini, dava konusu yazılımın davalı şirket tarafından KVEA Bilgi Sistemleri Elektronik San. Tic. Ltd. Şti tarafından düzenlenen 24.10.2005 tarihli ve 051563 sayılı 2.719,07 TL tutarındaki fatura karşılığı satın alındığını, davalı şirketin davacının yazılımlarını izinsiz çoğaltmadığını, kullanmadığını, haksız kazanç elde etmediğini, reeskont faizi talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığı döneme ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tespit davasının kesinleşmediğini, davalı şirketin davacının yazılımlarını izinsiz çoğaltmadığını, haksız kazanç elde etmediğini; reeskont faizi talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... cevap dilekçesinde, yetki itirazlarının olduğunu, tespit davasının kesinleşmediğini, davalı şirketin davacının yazılımlarını izinsiz çoğaltmadığını, haksız kazanç elde etmediğini; reeskont faizi talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, NETCAD 5.1 versiyonu yazılım ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programlarının, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş, fikri bir çabanın ürünü olarak 5846 sayılı Kanun anlamında ... olduğu, dava konusu bilgisayar programının, davalı tarafından kullanımının tespiti tarihinden de evvel, davacı tarafından hazırlatıldığı ve pazarlanmakta olduğu, eserle ilgili mali hakların tasarruf yetkisinin davacı şirkette olduğu, 5846 sayılı Kanun'dan ... mali hakların davacı şirket eliyle kullanılacağı, davacı şirketin engelleme ve tazminat davası açma haklarının olduğu; davalı tarafından işletilen bir adet bilgisayar sisteminde yapılan keşif sonucu, yüklü ve çalışır vaziyette bir adet NETCAD 5.1 GIS for Windows isimli yazılımın tespit edildiği, 29.08.2016'da kurulduğu, demo yazılım olmadığı, yazılıma ait lisansın ibraz edilemediği, programın lisansı ile kullanılması için verilen lock (dongle) isimli usb porta bağlanması gereken anahtarın olmadığı, bu hali ile lisansız kurulmuş olduğunun 15.12.2017 tarihli keşif tutanağı 08.02.2018 havale tarihli rapordan anlaşıldığı, davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ekindeki 24.10.2005 tarih ve A 051563 sayılı 2.719,07 TL tutarında sunulan faturanın NETSİS isimli başka bir ürüne ait olduğu dolayısıyla dava konusu NETCAD yazılımı ile ilgisinin bulunmadığı, davacıya ait eserin davalı tarafın bilgisayara yüklenebilmesi için, hak sahibinin izninin alındığını gösteren bir belge dosyada mevcut olmadığından, davalının kontrolünde olan bir bilgisayara izinsiz
(lisanssız) yükleme yapılarak hak sahibinin 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinden kaynaklanan çoğaltma hakkının ihlal edildiğinden davacının tazminat talep edebileceği, 2016 yılı için, dava konusu yazılımların lisans bedelinin KDV hariç 38.498,70 TL olacağı, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca, davacı ile davalı taraf arasında sözleşme ilişkisi olsa idi talep edilebilecek bedelin en fazla 3 ... tutarının KDV hariç en fazla 38.498,70 TLx3=115.496,10 TL’ye kadar olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 115.496,10 TL telif tazminatının 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyeri adresi ile ve diğer davalı şirketin adresinin İstanbul olduğunu, iddiaya konu olayın ...-Orhaneli ilçesinde olduğunu, İstanbul Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi veya Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili ... dahil olmak üzere, ... kişi davalıların hangi gerekçe ile müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğinin gerekçeli kararda belirtilmediğini, dava konusu ürünün kurulum tarihi olarak belirtilen 29.08.2016 tarihinde müvekkilinin yönetim kurulunda yer almadığını, davanın açıldığı 03.07.2018 tarihinde müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olmasının, bu davanın onun aleyhinde de ikame edilebilmesini ve sorumluluğuna hükmedilmesini mümkün kılmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu yazılımın KVEA Bilgi Sistemleri Elektronik Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaya istinaden, davalı şirket tarafından 01.11.2005 tarihinde ödeme yapılmak suretiyle satın alındığını, davacının 20.09.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, sunulu faturanın müvekkili şirkete ait olduğunun ikrar edildiğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca talep edilen zararın üç katının üst sınır olup tazminatın kapsamının ve tutarının kusur durumuna göre tespit edilmesi gerektiğini, yazılım bedelinin neye göre hesaplanığının belli olmadığını, fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkili açısından davanın husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından dava konusu yazılımın satın alınarak faturasının dosyaya sunulduğunu, lisans bedelinin neye göre hesaplandığının belli olmadığını, tazminatın tespitinde kusur durumunun dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 29.08.2016 tarihinde müvekkilinin yönetim kurulunda olmadığını, indirilen yazılımın kullanılmış olduğuna dair dosyada hiçbir tespitin ve kanıtın bulunmadığını, ihlal niteliğinde bir eylemin varlığının kabulü halinde dahi 29.08.2016 tarihinde başlamış ve sonlanmış bir eylem olacağından, müvekkilinin sorumluluğunun olamayacağını, davacı lehine hükmedilen tazminatın neden azami bedelden hükmedildiğinin kararda açıklanmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2013 tarihli kararının dikkate alınmadığını, bir kısım davalıların söz konusu yazılımın davacıdan satın alındığını belirtip buna dair fatura ve ödeme dekontu sunduklarını, bu hususun davacı vekilinin 20.09.2018 tarihli davalı ...'a yönelik cevaba cevap dilekçesinde de açıkça ikrar edildiğini, davacı beyanına göre yeniden belirlenen 38.498,70 TL'nin davacı beyanında KDV dahil olarak belirtilmesine rağmen, ek raporda KDV hariç olarak raporlandığını, somut olayda reeskont faizinin uygulanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesinin son fıkrası uyarınca ... sahibinin, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davasının açılabileceği, kaldı ki davalıların birden fazla yer mahkemesini yetkili göstermesi nedeniyle yetki itirazlarının geçersiz olduğu, davalı ... kişilerin 15.12.2017 tespit tarihi itibariyle diğer davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri oldukları, bu durumda 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aleyhlerinde dava açılabileceği, dava dışı KVEA Bilgi Sistemleri Elektronik Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 24.10.2005 tarihli faturanın, NETSİS isimli başka bir ürüne ilişkin olduğu, dava konusu programa ilişkin olmadığı gerekçesiyle ..., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davacıya ait yazılım programının davalılar tarafından izinsiz kullanıldığından bahisle açılmış 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca talep edilen telif tazminatına ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 2,13,18,20,22,24,68 ... maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.