İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2017 tarihli ve 2017/8949 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 58 inci, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mardin 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2019 tarih, 2019/57 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 58 inci, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi'nin 08.07.2020 tarihli ve 2020/892 Esas, 2020/481 Karar sayılı kararı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Atılı suçu işlemediğine,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Eksik inceleme ve delil yetersizliği nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3.Alt sınırdan uzaklaşılması ile lehe hükümlerin ve Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırılığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın Kızıltepe ilçesinde bulunan L... isimli iş yeri civarında olay tarihinde saat 23.15 sularında telefon ile konuşurarak yürüdüğü esnada sanığın arkadan gelerek katılanın elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, telefonu almış olduğu esnada katılana tekme attığı, katılanın almış olduğu darbe sonucu sendeleyerek yere düştüğü, katılan henüz yerden kalkmamış iken sanığın elinde bulunan bıçak ile katılanın korkuttuğu, akabinde katılana HTC marka 820 Model numaralı telefonu alıp kaçtığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda yağma suçunun işlemediğine yönelik inkara dayalı savunmaları mevcuttur.
3.Katılan aşamalarda oluş ve diğer delillerle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.
4.Kolluğun 17.07.2017 tarihli canlı teşhis tutanağında katılan sanığı kesin ve net olarak teşhis etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, katılanın aşamalarda alınan beyanları, sanığın savunması, ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanık ve müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarının 12 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezaların, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı, yine Mahkemece "Sanığın sabıkalı geçmişi, sosyal ilişkileri ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, dikkate alınarak." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Silahla ve gece vakti nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/892 Esas, 2020/481 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.