SAYISI: 2022/İHK-9158
kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine
ilişkin bendinin düzeltilmesi
SAYISI: K-2021/183929
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 03.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 69.373,55 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının olay sebebiyle elde ettiği kazanımların tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kask takmaması ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağı, bu nedenle uzman hekim bilirkişi heyetinden olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının maluliyetinin tespiti için rapor alındığı ve davacının %14 oranında sürekli maluliyeti olduğunun bildirildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, davacı kaza tarihinde 18 yaşında ve öğrenci olduğundan geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 64.447,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkilinin kaza tarihinde 18 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince müvekkili lehine eksik, davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı tanzim edildiğini, davacının maluliyetinin üniversite hastaneleri veya Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği kazanımların tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, dava konusu olay iş kazası olmadığından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, davacının müterafik kusurlu olduğu yönünde somut delil bulunmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının itirazları yönünden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre nispi, davalı yararına ise 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine
karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı tanzim edildiğini, davacının maluliyetinin üniversite hastaneleri veya Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, bu nedenle hükme esas alınan kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği kazanımların tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; davacı tarafından temyiz dilekçesi olarak sunulan dilekçenin içerik itibarıyla temyize cevap mahiyetinde olduğu, hükmün bozulması yönünde talep bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, davacının yaralanması ile koruyucu tertibat giymemesi arasında illiyet bağı bulunmamasına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (6.1) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine "6.1. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 07.12.2021 tarihli, K-2021/183929 sayılı kararına yönelik davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, başvuran vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesi gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekille temsil edildiğinden reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının diğer kısımlarının aynen infazına" cümlelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.